Bir alacağa mahsup edilmek üzere ön ödeme olarak tanımlanan ve bu tanımı gereği alacağın bir unsuru olan avansın vade farkı ödemesi olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı hk.
Danıştay 3. Daire E. 1999/902 K. 2001/1807 T. 9.5.2001 ALACAK AVANSI VADE FARKI BİR ALACAĞA MAHSUP EDİLMEK ÜZERE ÖN ÖDEME OLARAK TANIMLANAN VE BU TANIMI GEREĞİ ALACAĞIN BİR UNSURU OLAN AVANSIN VADE FARKI ÖDEMESİ OLARAK NİTELENDİRİLMESİNİN MÜMKÜN BULUNMADIĞI HK. 213/md. 30 Temyiz Eden: ... Vekili: Av. ... Karşı Taraf: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Davacı adına 1992 yılı için re'sen salınan gelir vergisi, geçici vergi ve fon payı ile kesilen kaçakçılık cezalarına karşı açılan davayı; dosyanın incelenmesinden konfeksiyon imalatı ve ticareti yapan davacının sahibi bulunduğu taşınmazını ... Konut Yapı Kooperatifine 1.793.106.600.- liralık bedelle sattığı, satışa ilişkin sözleşmede ödeme taahhüdünün yerine getirilmemesi halinde % 9 vade farkı uygulanacağının belirtildiği, bu anlaşma gereğince 1992 yılında davacıya 282.600.983.- lira vade farkı ödendiğinin kooperatif defterlerinden tespiti üzerine matrah farkına konu edilen bu tutar üzerinden salınan gelir vergisi ve fon payında yasal isabetsizlik bulunmadığı, ancak tarhiyata ağır kusur cezası kesilmesi, 1992 yılında yürürlükte olan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120. maddesine göre geçici vergi ile cezasının kaldırılması gerektiği gerekçesiyle kısmen kabul ederek cezalı geçici vergiyi kaldıran, gelir vergisi ve fon payını ise ağır kusur cezalı olarak değiştiren ... Vergi Mahkemesinin 24.12.1998 gün ve E: 1997/952, K: 1998/1245 sayılı kararının; vergi alacağının zamanaşımına uğradığı, kendisine kasadan ödeme yapıldığı yolundaki kooperatif yevmiye kayıtlarına göre yapılan tarhiyatta bu ödemenin yapıldığını gösteren herhangi bir belge sunulmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Vergi inceleme raporuna alınan kooperatif yevmiye kayıtlarında tarhiyata konu edilen 282.600.983.- liranın arsa giderleri ve arsa avansları adı altında muhasebeleştirildiği görülmüştür. Söz konusu kayıtların vade farkı ödemesine ilişkin olduğu yönünde herhangi bir açıklama ya da belge bulunmadığından bu tutarın davacıya vade farkı olarak ödendiğinin kabulü suretiyle yapılan tarhiyata karşı açılan davayı kısmen kabul eden vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Savcı: ... Düşüncesi: Vergi inceleme raporuna göre davacı adına salınan gelir vergisi ve fon payına yönelik davanın reddi, kaçakçılık cezasının ağır kusur cezasına çevrilmesi ve cezalı geçici verginin kaldırılması yolundaki Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmektedir. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, Mahkeme kararının gelir vergisi tarhiyatına ilişkin gerekçesi karşısında yerinde ve kararın bu yönden bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Ancak, fon payına ilişkin 3824 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre yükümlülerin beyannamelerinde hesapladıkları vergi üzerinden fon payı ödemeleri gerektiği, ikmalen veya resen tarhiyatlarda fon payı hesaplanmasına imkan bulunmadığı...