Faiz ödemelerinin gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı hk.
Danıştay 3. Daire E. 1995/2739 K. 1996/2155 T. 4.6.1996 FAİZ ÖDEMELERİNİN GİDER KAYDI FAİZ ÖDEMELERİNİN GİDER OLARAK DİKKATE ALINIP ALINAMAYACAĞI HK. 193/md. 40 213/md. 227 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Otomobil, motorlu araç lastiği alım satımı ve benzin istasyonu işleticiliği işi ile uğraşan davacı adına, 1992 takvim yılı defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen salınan gelir vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı; matrah farkının bir kısmının 1992 takvim yılında kullanılan kredilere ait faizin, % 40'ının gider olarak kabul edilmemesinden kaynaklandığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40/1. maddesinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tesbit edilmesinde gider olarak indiriminin kabul edileceği kuralının yer aldığı, inceleme elemanı tarafından, rapor eki tutanakta yer alan ve davacının; 1992 takvim yılında teminata verilen senetler karşılığı kullanılan kredinin nerede kullanıldığını belgelerle tevsik edemeyeceği, ancak kredinin % 60'lık kısmını 1992 yılıyla ilgili ticari faaliyetinde, kalan % 40'lık kısmını ise 1992 takvim yılı öncesi sonuçsuz kalan ticari girişimi nedeniyle doğan zararların finansmanında kullanıldığı şeklindeki beyanından hareketle, kullanılan kredi faizinin % 40'ının gider olarak kabul edilmediği, söz konusu faiz ödemelerinin gider olarak kabul edilmemesinin 193 sayılı Kanun gereğince, kullanılan kredinin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesinde kullanılmadığının açıkça ortaya konmasına bağlı olduğu, oysa inceleme elemanınca bu yönde bir saptamanın yapılmadığı, ayrıca, mahkemelerince ara kararı ile davacıdan faiz komisyon ile ilgili gider belgelerinin, bu faiz komisyon karşılığı olan miktarın harcama kalemlerini gösterir şekilde hazırlanacak listenin istendiği, davacı tarafından listenin ilgili belgelerle birlikte ibraz edildiği, diğer taraftan, davacının incelenen Amerikan usulü defterinde de, C/H borçlu hanesinde yıl başında 8.528.254.124.-lira görülmesine karşın yıl içinde davacı tarafından işletmeden önemli miktarda para çekilmemesinin ve dönem sonu itibariyle bu hesabın sıfırlanmasının alınan kredilerin işletmede kullanıldığının bir göstergesi olduğu, matrah farkının diğer kısmının ise, ortalama kar haddi ve asgari gayrisafi hasılat esasına ait bildirimin incelenmesi sonucunda dönem içinde toptan satıldığı beyan edilen 22.479.411.335.-liralık maliyet bedeli emtia ve malzemenin karsız olarak satıldığı varsayımından hareket edilerek bulunduğu, toptan satılan emtia ve malzemenin maliyet bedeli olarak beyan edilen rakama nasıl ulaşıldığının ve bu maliyet bedeli emtianın ne kadar bedelle satışının yapıldığının saptanamadığı gerekçesiyle bu yola başvurulmuş ve gayrisafi kazanç tutarının 2.414.611.730.-lira olması gerektiği sonucuna varılmış ise de, bu sonuca inceleme elemanınca inceleme raporunda...