Peşin satış fiyatına ek olarak ödenen vade farklarının malın alınması aşamasında belli olması ve alış faturasında yer alması nedeniyle stokta bulunan emtiaya da yansıtılması gerektiği hk.
Danıştay 3. Daire E. 1999/4504 K. 2001/1319 T. 11.4.2001 VADE FARKLARININ STOK MALİYETİNE YANSITILMASI PEŞİN SATIŞ FİYATINA EK OLARAK ÖDENEN VADE FARKLARININ MALIN ALINMASI AŞAMASINDA BELLİ OLMASI VE ALIŞ FATURASINDA YER ALMASI NEDENİYLE STOKTA BULUNAN EMTİAYA DA YANSITILMASI GEREKTİĞİ HK. 213/md. 262 , 274 , 275 Temyiz Edenler: 1-.... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2-.... Sanayi Makinaları Tic. ve San. A.Ş. Vekili : Av. .... İstemin Özeti: Tarım makinaları imal eden davacı şirket adına nakliye giderleri, vade farkları ve finansman giderlerinden dönem sonu stoklarına pay vermediği ve taşıt aracı satış bedelini düşük gösterdiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 1997 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, geçici vergi ve fon payı ile kesilen ağır kusur cezalarına karşı açılan davayı; tamamı üretilen mamulün maliyetine dahil edilmiş bulunan nakliye giderleri ile finansman giderleri kapsamında nitelendirilerek doğrudan gider yazılan vade farklarının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 262. maddesine göre satın alınan emtianın iktisap edilmesi ile ilgili yapılan giderlerden olması nedeniyle malın maliyetinin bir unsuru olduğu bu durumda söz konusu giderlerden dönem sonu hammadde ve mamul stoklarına pay verilmesi suretiyle belirlenen matrah farkında yasaya aykırılık bulunmadığı, yeniden değerlemeye tabi tutularak aktifte kayıtlı bulunan taşıt aracının kasko değerinden daha düşük olarak 800.000.000.- lira bedelle satılmış olması nedeniyle ifadesine başvurulan alıcının söz konusu aracı 1.600.000.000.- liraya satın aldığını beyan etmesi üzerine kayıt dışı bırakılan 641.011.382.- liranın dönem kazancına ilave edilmesinde yasal isabetsizlik görülmediği, finansman giderleri içerisinde yer alan ve tamamı imalat faaliyetinde kullanılan yabancı kaynaklara ait faiz giderlerinden imal edilen emtianın maliyetine de pay verilmesi gerektiği, bu giderlerin doğrudan gider yazılamayacağı ileri sürülerek belirlenen matrah farkına gelince; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 41. maddesinin 8. bendinin uygulanması ile ilgili olarak yayımlanan 54 seri nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde; sanayi siciline kayıtlı imalatçıların imalat faaliyetinde kullandıkları yabancı kaynaklara ait gider ve maliyet unsurlarına gider kısıtlaması uygulanmayacağının belirtildiği, 55 no'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 9. bölümünün 2. paragrafında da sanayi siciline kayıtlı imalatçıların imalat faaliyetinde kullandıkları finansman giderlerinin tespitine ilişkin konunun yeniden değerlendirilmesi sonucunda genel idare giderlerinin doğrudan gider yazılması halinde de bu giderler içinde yer alan ve mal maliyetine yüklenmesi mümkün bulunan finansman giderlerinin gider kısıtlamasına tabi olmamasının uygun görüldüğü, 238 sayılı Vergi Usul Kanununun Genel Tebliğinin "Dönem Sonu Stoklarının Değerlemesi İle İlgili Hususlar" bölümünde işletmelerin finansman temini maksadıyla bankalardan ve benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderle...