İnceleme sonunda tespit edilen matrah farkının, mükellefin kendi defter ve belgeleri üzerinden bulunmuş olması nedeniyle, vergi kaçırma kasdının bulunmadığı anlaşıldığından, kaçakçılık yerine kusur cezası kesilmesi gerektiği hk.
7. Daire 1998/2457 E. , 1998/4688 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No: 1998/2457 Karar No:1998/4688
Temyiz İsteminde Bulunan : ... Karşı Taraf : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Vergi inceleme raporuna dayanılarak 1992 yılının Mart ve Nisan dönemlerine ilişkin olarak yükümlü adına salınan kaçakçılık cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; 6183 sayılı Yasanın 55'inci maddesinde, vadesinde ödenmeyen amme alacağı için ödeme emri düzenlenebileceğinin, 58'inci maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında vergi mahkemesinde dava açabileceğinin hükme bağlandığı, dosyanın incelenmesinden, vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin davacının eşine tebliğ edildiğinin ve tahakkuk safhasının itirazsız kesinleşmesi üzerine, amme alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlendiğinin anlaşıldığı, ayrıca, davacı tarafından aynı konuda açılan davaların lehine sonuçlandığı ileri sürülmekte ise de, anılan mahkeme kararlarının 1992 yılına ilişkin gelir ve katma değer vergisi uyuşmazlığı ile ilgili olduğu ve uyuşmazlık konusu vergi ile ilgisinin bulunmadığının görüldüğü, bu durumda kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde yasal isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:...sayılı kararının; hiç bir şekilde ikrazatçılık yapmadığı, daha önce yapılan tarhiyatlara karşı açılan davaların lehine sonuçlandığı ve duruşma yapılması gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi :Uyuşmazlık, yükümlü adına salınan kaçakçılık cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisinin tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, ödeme emri muhteviyatı cezalı tarhiyatın terkini istemiyle açılan dava henüz sonuçlanmadığından, 6183 sayılı Yasanın 55'inci maddesi hükmüne göre, amme alacağının kesinleştiğinden bahsetmek mümkün değildir. Bu durumda, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararında yasal isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabul edilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında; temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması sebeplerin...