Mükelleflerin, kullandıkları kredilere ait faizleri maliyetlere ekleyebilecekleri gibi gider de yazabilecekleri hk.
Danıştay 3. Daire E.1997/3421 K.1998/3194 T. 29.9.1998 KREDİ FAİZLERİNİN GİDER KAYDI MÜKELLEFLERİN, KULLANDIKLARI KREDİLERE AİT FAİZLERİ MALİYETLERE EKLEYEBİLECEKLERİ GİBİ GİDER DE YAZABİLECEKLERİ HK. 193/md. 40 213/md. 328 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar: 1- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2- ... Petrol Otomotiv San. Tic.Ltd.Şti. ... İstemin Özeti : Davacı şirketin 1995 takvim yılına ilişkin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak adına ikmalen salınan kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, fon payları ile kesilen ağır kusur cezaları ve kusur cezasına karşı açılan davayı; hesap dönemi sonunda ticari işletmenin bilançosunda yer alan sabit kıymetler için amortisman ayrılabileceğinden davacı şirketin 7.12.1995 tarihinde sattığı araç için 31.12.1995 tarihinde amortisman ayırmasında isabet bulunmadığı, diğer taraftan sözkonusu aracın satışı ve bu araca ait birikmiş amortismanlar hesabının kapatılması dolayısıyla araç satışından doğan karın, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 328. maddesi hükmüne göre birikmiş amortisman tutarının aracın satış bedeline ilavesi suretiyle hesaplanması gerektiği halde davacı şirket tarafından araç satışından doğan karın tespitinde birikmiş amortisman tutarının dikkate alınmadığı, bu bakımdan dönem içinde satılan araç için ayrılan amortisman tutarı ile birikmiş amortisman tutarı üzerinden salınan kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi ile fon paylarında yasaya aykırılık görülmediği, davacı şirket tarafından satılan aracın tankerin daha önceden arıza yapmasından dolayı yeni bir motor bloğu takıldığı, satış sonrasında ruhsattaki blok numarası ile aracın üzerindeki yeni blok numarasının birbirini tutmaması üzerine trafik sicilinde tescil sırasında çıkan sorunun halledilebilmesi için alıcıya hiç bir bedel alınmaksızın 178.333.913.- lira tutarında fatura verilip bu tutarın kar olarak kaydının yapıldığı, gerçekte böyle bir kar olmadığından matrah farkı bulunurken bu tutarın düşülmesi gerektiği iddia edilmekte ise de, davacı şirketin defter kayıtlarında bu konu ile ilgili düzeltme kaydının yapılması mümkün iken yapılmadığından böyle bir iddianın yargılama aşamasında dikkate alınmasının mümkün olmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda sabit kıymet alımında kullanılan kredilere ait faizlerin doğrudan maliyete ekleneceği yolunda bir hüküm bulunmadığı mükelleflerin kredi faizlerini maliyete ekleyebileceği gibi doğrudan gider de kaydedebileceği, bu bakımdan nakil vasıtası alımında kullanılan kredilere ait faizlerin doğrudan gider yazılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından bu hususa ilişkin matrah farkı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta yasaya uygunluk görülmediği, matrah farkının davacı şirketin defter ve belgelerinin incelenmesinden tespit edildiği göz önüne alındığında davacının vergi kaçırma kastının bulunduğunun söylenemeyeceği, bu bakımdan ağır kusur cezasının kusur cezasına çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle kısmen kabul ederek hatalı ayrılan amortisman ...