DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

Esas No:1997/972 Karar No:1998/850

E. 1997/972K. 1998/85011 Mart 1998
vadeli çeklerin reeskontu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Vadeli çeklerin borç ve alacak senetleri gibi reeskonta tabi tutulması gerektiği hk.

Karar Metni

Danıştay 4. Daire E. 1997/972 K. 1998/850 T. 11.3.1998 VADELİ ÇEKLERİN REESKONTU VADELİ ÇEKLERİN BORÇ VE ALACAK SENETLERİ GİBİ REESKONTA TABİ TUTULMASI GEREKTİĞİ HK. 213/md. 285 Temyiz Eden Taraflar: 1- ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Vekili : Av. .... 2- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Oto ve oto yedek parça alım satımı faaliyetinde bulunan ve 1991 yılı işlemleri alacak ve borç senetleri ile çekler yönünden incelenen davacı adına borçlar hesabında görülen çeklerin, borç senedi gibi kabul edilerek reeskonta tabi tutulması gerektiği ileri sürülerek saptanan matrah farkı üzerinden ikmalen kurumlar vergisi salınmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi'nin 25.10.1996 gün ve E: 1996/575, K: 1996/1264 sayılı kararıyla; yapılan inceleme sonucu, davacı şirketin 1991 yılı sonu itibarıyla portföyünde bulunan alacak senetleri ve borç senetlerini reeskonta tabi tuttuğu, ancak borçlar hesabında görülen vadeli çekleri reeskonta tabi tutmadığının tespiti üzerine borç senedi gibi kabul edilen çeklere Merkez Bankası'nca belirlenen % 48 iskonto faiz haddi üzerinden hesaplanan reeskont tutarının beyan edilen ticari kazanca ilavesi suretiyle saptanan matrah üzerinden tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı davacı dava dilekçesinde her ne kadar çek ve senedin Kanunlarda farklı müeyyide ve hükümlere bağlandığını ve bunların bu şekilde uygulamaya tabi tutulmasının Danıştay İçtihatlarına aykırı düştüğünü, çekler için Yasada herhangi bir uygulama öngörülmediğini iddia etmekte ise de, 31.12.1991 tarihi itibarıyla davacı şirketin .... Anonim Şirketi'ne verdiği çeklerin vade tarihlerini ve tutarlarını belirten listenin incelenmesinden, verilen bazı çeklerin vade tarihlerinin 1992 yılı Temmuz ayının ortalarına uzadığı ve vadeli olarak verildiği, vade tarihinden önce de tahsil edilmediği, yani fiilen vadeli olarak kullanıldığının anlaşılması ve şirket yetkilisinin de, vadeli çeklerin fonksiyon ve amaç olarak borç senetlerinden bir farkı kalmadığının ifade edilmesi karşısında tespit edilen matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatın yerinde olduğu, ayrıca alınan veya verilen ileri tarihli çekler muhasebe sisteminde "özün önceliği kuralı" gereğince alacak ve borç senedi olarak kabul edilerek reeskonta tabi tutulduğu, davacının maliyetinin vergi dairesinin bilgisi dahilinde bulunması ve matrah farkının defter ve belgeler üzerinden saptanması ve olayın özelliği itibarıyla vergi kaçırma kastı bulunmaması nedeniyle olaya kaçakçılık cezası uygulanamayacağı gerekçesiyle vergi aslı yönünden davanın reddine, kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. Davacı, olayın niteliği itibarıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, iddialarının 3167 sayılı Kanun ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesini, uygulamanın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 285 inci madde hükmüne aykırı olduğunu, davalı idare ise kesilen kaçakçılık cezasının yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler. Sav...