Alınan avansın borç olarak nitelendirilip, dönem sonu itibariyle değerlemeye tabi tutularak, oluşan kur farkının gider yazılmasının kabulü gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 1996/343 K. 1997/4440 T. 20.11.1997 KUR FARKLARININ GİDER KAYDI ALINAN AVANSLARIN DEĞERLEMESİ ALINAN AVANSIN BORÇ OLARAK NİTELENDİRİLİP, DÖNEM SONU İTİBARİYLE DEĞERLEMEYE TABİ TUTULARAK, OLUŞAN KUR FARKININ GİDER YAZILMASININ KABULÜ GEREKTİĞİ HK. 213/md. 30 Temyiz Eden : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Elektronik San. ve Tic.A.Ş. İstemin Özeti : 1991 yılı işlemleri incelenen davacı şirketin, yabancı uyruklu ortaklarının taahhütte bulundukları sermayenin bir kısmını ABD doları olarak ödemeleri nedeniyle, paranın gönderildiği tarih ile muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği tarih arasındaki kur farkını ortaklar cari hesabına alacak olarak yazamayacağı, telefon tesis avansını gider kaydedemeyeceği, Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile imzalanan anlaşma uyarınca alınan sipariş avansını borç olarak nitelendirerek, değerleme sonucu oluşan kur farkını gider kaydedemeyeceği ve 1990 yılında zarar beyan ederek indirdiği miktarı, ilgili yıl işlemlerinin incelenmesiyle bulunan matrah farkı nedeniyle indiremeyeceği ileri sürülerek re'sen kurumlar vergisi ve geçici vergi salınmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi, 18.10.1995 gün E:1995/339, K:1995/1306 sayılı kararıyla; sermaye artırımı için öngörülen, ön izin alınması, genel kurul yapılması ve sermaye apellerinin, bloke edilmesi gibi yasal prosedür tamamlanmadan, sözü edilen para sermaye haline gelmeyeceğinden, aradaki kur farkının ortaklar cari hesabına yazılmasının isabetli olduğu, telefon tesis işlemi, ilgili dönemde bitirilerek bedeli kayıtlara intikal ettirildiğinden fazladan gider kaydından söz edilemeyeceği, bilançonun pasif tablosunun öz sermaye ve borçlardan oluştuğu, dolayısıyla bilançonun pasif bölümündeki avans, öz sermaye olarak değerlendirilemeyeceğine göre borç sayılmasının uygun olacağı, aksinin düşünülmesi halinde hangi değerleme ölçüsü içinde yer alacağının belirlenemeyeceği ve buna bağlı olarak avans hesabının kapatılmasının muhasebe ilkeleri bakımından mümkün olamayacağı, 1 sayılı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde de avansın borç olarak sayıldığı, alınan avansın bir kısmının dolar olarak döviz tevdiat hesabında tutulduğu ve dönem sonu kur farklarının gelir olarak yazıldığı, bu durumda alınan avansın borç olarak nitelendirilip, dönem sonu itibariyle değerlemeye tabi tutularak oluşan kur farkının gider yazılmasının kabulü gerektiği gerekçesiyle vergi ve cezaların kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, inceleme raporu ile tespit edilen hususlar doğrultusunda yapılan tarhiyatın yasaya uygun olduğunu ileri sürmekte ve kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal ...