Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---- yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA : Davacı dava dilekçesinde özetle; bir mühlet ----- imzalandığını, sözleşmenin imza aşamasında 2 ay sonra işten ayrılacağını, diğer arkadaşının ---- bunun sorun olup olmayacağını sorduğunu, o an imza sirküleri müşterek imzayı gerektirdiği için böyle olması gerektiğinin söylendiğini ---- imzaladıklarını, bu tarihten iki ay sonra işten ayrıldığını---- -----, ödenmemiş faturaların kendisinden sonraki dönemi içerdiğini bildiklerini, bu tebligatın yanlışlıkla gönderildiğini ve dikkate almaması gerektiğini...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/230 Esas KARAR NO : 2021/1075
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/04/2021 KARAR TARİHİ : 14/10/2021
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---- yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA : Davacı dava dilekçesinde özetle; bir mühlet ----- imzalandığını, sözleşmenin imza aşamasında 2 ay sonra işten ayrılacağını, diğer arkadaşının ---- bunun sorun olup olmayacağını sorduğunu, o an imza sirküleri müşterek imzayı gerektirdiği için böyle olması gerektiğinin söylendiğini ---- imzaladıklarını, bu tarihten iki ay sonra işten ayrıldığını---- -----, ödenmemiş faturaların kendisinden sonraki dönemi içerdiğini bildiklerini, bu tebligatın yanlışlıkla gönderildiğini ve dikkate almaması gerektiğini söylediklerini, --- dürüst olmayan söylemine----- kaçırdığını, ardından peş peşe gayrimenkul ve banka hesaplarına, emekli maaşına haciz işlemi yapıldığını, hacze konu evinin satışa çıkartılacağının tebliğ edildiğini, erteleme taleplerinin reddedildiğini ve kendisine ait bir borç algısıyla alacaklıya ödeme gerçekleştirdiğini, ödemenin akabinde pandemi sebebiyle yargıda sürelerin durduğunu, o esnada geçerliliği bulunmayan bir sözleşme üzerinden kandırılmak suretiyle borçlu zannetmesine sebep olunduğunu öğrendiğini, dolayısıyla kefil sıfatıyla borçlu olduğunu zannederek yaptığı ve sebepsiz bir iktisap doğuran bu ödemenin iadesini talep ettiğini, uğradığı hakkaniyetsiz ve kötü niyetli muamelelerin arabuluculuk aşamasında çözülemediğinden eldeki davayı açmak zorunda kaldığını, kefalet sözleşmesinin şeklinin 6098 sayılı TBK'nun 583.maddesinde düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre '' Kefalet Sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz'' şeklinde açıklandığını, Kanun maddesinin okunuşundan da anlaşılacağı üzere burada bir ''Geçerlilik Şartı'' söz konusu olduğunu,----- olmadığını, azami bir miktar ve tarih belirtilerek borca kefil olduğunu kabul eden --- maddesi...