Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/452 · K. 2019/849
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/452 K. 2019/849

E. 2019/452K. 2019/84930 Eylül 2019
anonim şirketyetki devriyönetim kurulu kararının iptalişekil şartıiptal davasıtespit davasıbilirkişi raporumutlak butlanzilyetlikbozma kararımuvazaanisbi butlantapu iptalitapu iptali ve tesciltaşınmaz satışıtazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kurulu Kararının İptali ve Geçersiz olduğunun tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı şirketin 04.11.2011 tarihli genel kurul toplantısında davalılar ... ve ... ile birlikte müvekkilinin de üç yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, aile bireyleri arasında anlaşmazlıkların ve miras kavgalarının baş göstermesi üzerine şirketi kendi görüşleri ve menfaatleri doğrultusunda yönetme arzusuna ve hırsına kapılan davalılardan kardeş olan ... ve ...'nın müvekkilinin varlığını ve yönetim kurulu üyeliğini görmezden geldiklerini, müvekkiline haber vermeksizin 16/07/2012 tarihinde yönetim kurulu toplantısı yaparak müvekkilinin temsil yetkisini kaldırdıklarını, kendilerini yönetim kurulu başkanı ve başkan vekili olarak tayin ettiklerini, görev taksimi yaparak davalı şirketin...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/452 Esas KARAR NO : 2019/849

DAVA : Ticari Şirket DAVA TARİHİ : 25/10/2013 KARAR TARİHİ : 30/09/2019

Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kurulu Kararının İptali ve Geçersiz olduğunun tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı şirketin 04.11.2011 tarihli genel kurul toplantısında davalılar ... ve ... ile birlikte müvekkilinin de üç yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, aile bireyleri arasında anlaşmazlıkların ve miras kavgalarının baş göstermesi üzerine şirketi kendi görüşleri ve menfaatleri doğrultusunda yönetme arzusuna ve hırsına kapılan davalılardan kardeş olan ... ve ...'nın müvekkilinin varlığını ve yönetim kurulu üyeliğini görmezden geldiklerini, müvekkiline haber vermeksizin 16/07/2012 tarihinde yönetim kurulu toplantısı yaparak müvekkilinin temsil yetkisini kaldırdıklarını, kendilerini yönetim kurulu başkanı ve başkan vekili olarak tayin ettiklerini, görev taksimi yaparak davalı şirketin kendi imzaları ile temsil ve ilzam olunmasına karar verdiklerini, davalı şirketin 25.09.2012 tarihli yönetim kurulu toplantısına da müvekkilinin çağrılmadığını, bu toplantıda şirket merkezinin değiştirilmesine karar verildiğini beyanla davalı şirketin 16.07.2012 tarihli ve 2012/2 sayılı yönetim kurulu kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/10/1991 tarihli, 3370 Esas, 5335 Karar sayılı kararı doğrultusunda iptaline, kararın iptale tabii olmaması halinde batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ... ve ...'nın pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, 6102 sayılı TTK'nun yönetim kurulu kararlarını düzenleyen 390 ve 391.maddelerinde yönetim kurulu kararlarının iptal edilebilmesinin düzenlenmediğini, yasada sadece 391.maddesine göre şartları var ise yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespitinin talep edilebileceğinin düzenlendiğini, batıl olduğununu tespitinin talep edildiği 16/07/2012 tarihli, 2012/2 sayılı yönetim kurulu kararının davacının iddiasının aksine TTK'nun 391/1-B maddesine aykırı olmadığından davanın bu nedenle reddinin gerektiğini beyanla davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, yönetim kurulu kararının iptali mümkün olmadığından buna ilişkin iptal talebinin reddine, davacı, davasını TTK'nun 391/1-B maddesine dayandırmışsa da anonim şirketin temel yapısına uymayan, veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen herhangi bir işlem yapılmamış olması sebebiyle dava konusu yönetim kurulu kararının batıl olduğuna ilişkin talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE : Alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin 04.11.2011 tarihli genel kurul toplantısında davalılar ... ve ... ile birlikte davacının da üç yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, davalılardan kardeş olan ... ve ...'nın davacıya yazılı bir bildirimde bulunmaksızın 16.07.2012...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 11

XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 2

I. Dürüst davranma

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 440

III. Taşınırların satılması

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 391

2. Batıl kararlar

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/44 · K. 2019/760

9 Eylül 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/42 · K. 2019/751

17 Eylül 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/386 · K. 2019/1458

21 Kasım 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/443 · K. 2020/82

29 Ocak 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/36 · K. 2019/884

30 Eylül 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/536 · K. 2021/465

17 Haziran 2021