Taraflar arasında bozma üzerine Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunmuş olduğu 27.11.2006 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; yanlar arasındaki sözleşme uyarınca, davalı iş sahibinin yüklendiği edimini tamamen ifa etmediğini ve bu kapsamda sözleşmenin 2. maddesinde gösterilen sözleşme konusu malzemelerden 3.736.000 adet şişe kapağını, üretilmiş olduğu halde almadığını ve 149.664,00 TL bedelinin de ödenmediğini ve ayrıca üretimde kullanılmak üzere davacı tarafından temin olunan epa conta nın bedeli olan 170.230,88 TL tutarındaki zararın da karşılanmadığını ve yine imalâtta kullanılmak üzere davacı tarafından sağlanan alüminyum malzemelerin bedelinin davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle 1.401.118,12 TL maddi zarara uğradığını ileri sürerek; toplam, 1.721.013,52 TL tutarındaki...
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/751 Esas KARAR NO : 2018/925
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 27/11/2006 KARAR TARİHİ : 18/10/2018
Taraflar arasında bozma üzerine Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunmuş olduğu 27.11.2006 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; yanlar arasındaki sözleşme uyarınca, davalı iş sahibinin yüklendiği edimini tamamen ifa etmediğini ve bu kapsamda sözleşmenin 2. maddesinde gösterilen sözleşme konusu malzemelerden 3.736.000 adet şişe kapağını, üretilmiş olduğu halde almadığını ve 149.664,00 TL bedelinin de ödenmediğini ve ayrıca üretimde kullanılmak üzere davacı tarafından temin olunan epa conta nın bedeli olan 170.230,88 TL tutarındaki zararın da karşılanmadığını ve yine imalâtta kullanılmak üzere davacı tarafından sağlanan alüminyum malzemelerin bedelinin davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle 1.401.118,12 TL maddi zarara uğradığını ileri sürerek; toplam, 1.721.013,52 TL tutarındaki davacı şirket zararının 03.01.2006 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekilinin sunduğu 23.3.2006 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı yan, önce dava dilekçesinin usule uygun düzenlenmediğini beyanla usuli itirazlarını ileri sürmüş, esasa ilişkin olarak; davalı şirketin ... tarafından 27.02.2004 tarihinde hisse satışı yoluyla alındığını, 2004 yılına ait alım miktarlarına ilişkin davacının bildirdiği sayının yerinde olmadığını, davacının ileri sürdüğü yönde bir ambalaj sözleşmesinin hisse satış sözleşmesi ekinde müvekkiline sunulacağını, sözleşmenin mezkur hisse devir anlaşmasından önce akdedilmiş olduğunu, haricen akdedilmiş bir hükme dayalı olarak davacının istemde bulunmasının yerinde olmadığını, esasen davacının dayandığı sözleşmenin 3. maddesinin 1. paragrafında "2004 yılına ait tahmini yıllık ve üçer aylık (ilk üç ay için) dönemler için belirlenen paketleme materyali ve bandrol ihtiyacı, sözleşmenin imzalanmasından önce ... Alkollü İçkilere sunulur" yönünde düzenlemenin sözleşme gereği yıllık ihtiyacın tahminen bildirildiği, ama üçer aylık dönemler için alım taahhüdünde bulunulmadığı, salt ilk üç ay için kesin rakam bildiriminde bulunulduğu şeklinde anlaşılması gerektiğini, yine esasen bu sözleşmenin bir alım değil, sipariş üzerine imal sözleşmesi olduğunu, davalının kesin sipariş vermediği bir ortamda, davacının mal tedariki yükümü altına da girmeyeceğini, davacının bir takım varsayımsal hesaplarla malzeme alımı yapmasının basiretli bir tacir davranışı olarak algılanamayacağını, davacının kapak alımı miktarları ile ilgili açıklamaların doğru olmadığını, kaldı ki, davalı yanın 2005 yılı Şubat ayına gelindiğinde yaşanan sahte rakı krizi sebebiyle tüm rakıları piyasadan toplayarak imha ettiğini, emniyetli kapakla üretim kararı aldığını, davalının davacıya 08.02.2005 tarihinde ve 17.02.2005 tarihinde iki ayrı yazıyla kendinden yap...