Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2014/1142 K. 2018/712

E. 2014/1142K. 2018/71221 Haziran 2018
tazminatmaddi tazminatmanevi tazminatbilirkişi raporueşitlik ilkesisözleşmeye aykırılıkhaksız rekabetzarar tazminitazminat davasımaddi zarareksik incelemekâr payıbilirkişi incelemesisadakat yükümlülüğüvade farkı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dilekçe ile müvekkilinin 1993 yılından bu yana yetkili satıcısı ve 1999 yılından itibaren davalının yetkili servisi olarak görev yaptığını, ödemelerini hiç aksatmadığını, buna rağmen davalının 2004 yılında müvekkilinin hak edişlerini ödemediğini ve piyasada kolayca satılacak araçlardan temin etmediğini, bu suretle kar kaybına neden olduğunu ve bayiler arasında haksız rekabet yarattığını, müşterilerinin bir çoğunun dava dışı diğer firmalara yönlendirildiğini, 2004 yılı itibariyle devletçe yapılan düzenleme sonucunda hurda indirimi yapılmakta olduğunu, ayrıca davalı şirketin satış politikası gereği filo indirimi uygulandığını, müvekkiline kiralama yapmak ve satmak üzere kendi adına aldığı 55 adet araca filo indirimi yaptırdığı halde filo katılımı adı altında ödemesi...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/1142 Esas KARAR NO : 2018/712

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 30/12/2009 KARAR TARİHİ : 21/06/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dilekçe ile müvekkilinin 1993 yılından bu yana yetkili satıcısı ve 1999 yılından itibaren davalının yetkili servisi olarak görev yaptığını, ödemelerini hiç aksatmadığını, buna rağmen davalının 2004 yılında müvekkilinin hak edişlerini ödemediğini ve piyasada kolayca satılacak araçlardan temin etmediğini, bu suretle kar kaybına neden olduğunu ve bayiler arasında haksız rekabet yarattığını, müşterilerinin bir çoğunun dava dışı diğer firmalara yönlendirildiğini, 2004 yılı itibariyle devletçe yapılan düzenleme sonucunda hurda indirimi yapılmakta olduğunu, ayrıca davalı şirketin satış politikası gereği filo indirimi uygulandığını, müvekkiline kiralama yapmak ve satmak üzere kendi adına aldığı 55 adet araca filo indirimi yaptırdığı halde filo katılımı adı altında ödemesi gereken bu bedeli ödemediğini, bedelin 10 adedini ödediğini, 45 adedin ödenmediğini, kendisinden araçların 6 ay satılmayacağı garantisini istediğini, garanti verilmesine rağmen araçların teslim edilmediğini, müvekkilinin ihtar çekerek parayı talep ettiğini ve davalının müvekkilini sözleşmeyi feshetmekle tehdit ettiğini, bu nedenle müvekkilinin 125.512-TL kar kaybı oluştuğunu, davalı şirketin bunun yanında piyasada kolay satılan araçları müvekkiline vermeyip, ... Otomotiv ve ... Otomotiv gibi şirketlere verdiğini ve bunun açıkça Rekabetin Korunması hakkındaki kanunun 4 ve 6. maddelerine aykırı olduğunu, bu açıdan da müvekkilinin 480.000-TL zararının oluştuğunu, mahkemece tespiti halinde 1. 500.000 ile 2.000,000-TL arasında zararının olduğunu, ... müşterilerinin bilinmez bir şekilde ... Otomotiv'e kaydırıldığını ve yine bu şirkete 2007-2008 yıllarında pazarlama desteği altında ekstra ödemeler yapıldığını ve bunun bayiiler arasında eşitsizlik yarattığını, müvekkilinin müşteri kaybettiğini, bu haksız uygulamalar sonucunda müvekkilinin primlerini kestiğini, 2009 Ekim ayında yayınlanan sirküler ile araçlarda % 20 iskonto yapılması gereken araç üzerinden ödeme yapılmayacağının müvekkiline bildirildiğini ve müvekkilinin bu nedenle 8.50-TL zarar ettiğini, ayrıca Polis Derneğine yapılan satışlarda ... Otomotiv'e çok yüksek oranda indirim uygulanarak müvekkilinin zararına yol açtığını, davalının bu zararlarını ödemesinin gerektiğini belirterek şimdilik kaydı ile 100.000-TL maddi ve 100.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise sunduğu cevap dilekçesinde; hurda indiriminin yürürlükte olduğu dönemde ... Otomotiv'in kendi inisiyatifinde aldığı kararla hareket ettiğini, müvekkilinin bayiiler arasındaki eşitlik ilkesine sadık kalması nedeni ile davalının dayatmalarına itibar etmediğini, davalının 1 Ocak 2007 tarihinde sunulan yeni Yetkili Satıcılık Sözleşmesine hiç bir itir...