İtirazın süresinde olup olmadığının tespiti açısından tebligat kanunu ve tüzüğüne uygun olarak yapılmış bir tebliğin varlığı gerekmekte olup, yetkili merci kararının şikayetçinin birlikte oturmadığı kızına tebliğ edilmesi nedeniyle tebliğin usulsüz yapıldığı anlaşıldığından, tebligat kanunu ve tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliğ işlemlerinin yenilenmesi için dosyanın çevre ve orman bakanlığına iadesinin gerektiği hakkında.
Danıştay 1. Daire E. 2007/326 K. 2007/546 T. 16.5.2007 USULSÜZ TEBLİGAT TEBLİĞ İŞLEMLERİNİN YENİLENMESİ İTİRAZIN SÜRESİNDE OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ AÇISINDAN TEBLİGAT KANUNU VE TÜZÜĞÜNE UYGUN OLARAK YAPILMIŞ BİR TEBLİĞİN VARLIĞI GEREKMEKTE OLUP, YETKİLİ MERCİ KARARININ ŞİKAYETÇİNİN BİRLİKTE OTURMADIĞI KIZINA TEBLİĞ EDİLMESİ NEDENİYLE TEBLİĞİN USULSÜZ YAPILDIĞI ANLAŞILDIĞINDAN, TEBLİGAT KANUNU VE TÜZÜĞÜ HÜKÜMLERİNE UYGUN OLARAK TEBLİĞ İŞLEMLERİNİN YENİLENMESİ İÇİN DOSYANIN ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞINA İADESİNİN GEREKTİĞİ HAKKINDA. 4483/md. 9 7201/md. 16 DAVA : Çevre ve Orman Bakanlığının 19.3.2007 tarih ve 664,196 sayılı yazısıyla gönderilen dosya, Çevre ve Orman Bakanının 19.2.2007 tarih ve B.18.0.TKB.0.00.01/020-11 sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararı ve bu karara şikayetçi ... tarafından yapılan itiraz, Tetkik Hakimi ?. açıklamaları dinlendikten sonra, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca incelendi; Gereği Görüşülüp Düşünüldü : 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 9?uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, yetkili merciin, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını Cumhuriyet Başsavcılığına, hakkında ön inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine ve varsa şikayetçiye bildireceği, soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi; soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet Başsavcılığı veya şikayetçinin itirazı yoluna gidebileceği belirtilmekte olup itiraz süresinin yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gün olduğu hükmüne yer verilmiştir. Tebligat Kanununun "Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesinde kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı, Tebligat Tüzüğünün "Aile efradına tebligat" başlıklı 22. maddesinde ise kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin, ailesi efradından veya hizmetçi ve uşak gibi müstahdemlerinden birine yapılacağı, ancak muhatap namına kendisine tebligat yapılacak olan aile ferdi veya müstahdemin, muhatapla birlikte oturmasının şart olduğu hükmü yer almıştır. Tebligat ilgili kişinin belli bir durumdan haberdar olmasını ve böylece haklarını korumak için gerekli işlemleri yapmasını sağlar. Bu anlamda tebligat hukuku kişilerin yasal haklarını idari ve yargı mercilerinin önünde savunmasına olanak veren, kişinin hukukunu koruyan ve mutlaka uygulanması gereken usuli hükümler içerir. Kişilere tanınan bu yasal savunma hakkının kullanılması için ilgili yasada belli süreler öngörülmüşse, muhatabına usulüne uygun bir şekilde yapılmış tebliğ tarihinin bu sürelerin başlangıcı olduğunu kabul etmek gerekir. Bu durumda 4483 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde yetkili merci kararlarına yapılacak itiraz süresi olan 10 günlük süre usulüne uygun olarak yapılmış t...