Bölge Adliye MahkemesiAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/581 K. 2020/183

E. 2018/581K. 2020/18311 Mart 2020
yevmiye defteribağımsız bölümyapı kullanma izin belgesitazminatkâr payıinşaat yapım sözleşmesilimited şirketmevduat faizimuvazaataşınmaz satışıtazminat davasıticaret siciline tescilbilirkişi raporuipoteğin kaldırılmasıipoteğin terkinikentsel dönüşüm
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2018/581 Esas - 2020/183 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2018/581 KARAR NO : 2020/183 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Şirket Müdürünün Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat DAVA TARİHİ : 17/08/2018 KARAR TARİHİ: 11/03/2020 K.YAZIM TARİHİ : 13/03/2020 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Limited Şirketi'nin % 25 oranda pay sahibi ve kurucu ortağı olduğunu, davalınında bu şirketin % 25 oranda pay sahibi, kurucu ortağı ve müdürü olduğunu, şirketin 2008 yılından itibaren faaliyet halinde olduğunu, müvekkilinin şirketin borcunu teminat altına almak üzere Ankara ili ... İlçesi ......

Karar Metni

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2018/581 Esas - 2020/183

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2018/581 KARAR NO : 2020/183

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Şirket Müdürünün Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat DAVA TARİHİ : 17/08/2018 KARAR TARİHİ: 11/03/2020 K.YAZIM TARİHİ : 13/03/2020 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Limited Şirketi'nin % 25 oranda pay sahibi ve kurucu ortağı olduğunu, davalınında bu şirketin % 25 oranda pay sahibi, kurucu ortağı ve müdürü olduğunu, şirketin 2008 yılından itibaren faaliyet halinde olduğunu, müvekkilinin şirketin borcunu teminat altına almak üzere Ankara ili ... İlçesi ... Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde dava dışı ... Bankası lehine ipotek verdiğini, kardeşi olan şirket müdürü davalının müvekkilini ekonomik baskı altında tutmak amacıyla söz konusu şirketin borcu olmadığı halde taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını engellediğini, şirketin bankadaki hesap hareketleri ve bakiye kredi borcu hakkında bilgi almak istediğinde şirket müdürünün ortakları yönlendirerek bu konudaki müvekkilinin imza yetkisinin iptaline dair karar aldırdığını, şirketin faaliyetleri, finansal tabloları, bilanço, kâr zarar cetveli vs. hakkında bilgi almak istediğinde müvekkiline tatmin edici anlaşılır bilgi verilmediğini, belge sunulmadığını, genel kurul toplantısında şirketin faaliyeti ve şirket müdürünün ibrasının oylanması maddesi görüşülürken her bir müdür için ayrı ayrı ibra oylaması yapılması ve müdür ortaklara kendi ibralarında oy kullanmaması kuralının ihlal edildiğini, davalının şirketin zararına olmak üzere hukuka aykırı, hileli ve muvazaalı işlemler yaptığını, müdürler kurulu başkanı olarak hesap görme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, genel kurul toplantısı yapılmasını engellediğini, bu güne kadar hiçbir şekilde ve aşamada kâr payı dağıtılmadığını, davalının emekli maaşı dışında hiçbir geliri olmamasına karşın tasarrufla izah edilmeyecek mal varlığı edindiğini belirterek, davalının kusurlu eylem ve işlemleriyle şirketin uğradığı zararın ivedilikle tespitine,.../... e-imza e-imza e-imza e-imza

.../...belirlenecek zararın bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile şirkete ödenmesine, şirket ve müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması için davalının temsil ve ilzam yetkilerinin derhal kaldırılmak suretiyle şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle de davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarakta, davacının, müvekkilinin yönetim ve temsil yetkisini kötüye kullanarak...