Mahkememize tevzi olan Alacak davasının dosya üzerinde tensiben yapılan incelemesi sonunda, Dava şartları ve ilk itirazların değerlendirilmesi için tarafların duruşmada dinlenilmesini gerektirir bir hal bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nun 138. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan değerlendirme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı .... A.Ş ile davalı ...arasında sözleşmeye dayalı olmayan şifahi bir anlaşma yapıldığını, ortada yazılı bir sözleşme mevcut bulunmadığından çıkacak olan herhangi bir uyuşmazlıkta hangi hukukun uygulanacağının da belli olmadığını, işin yapıldığı yerin, davalı şirketin parayı ödediği ve ödeyeceği yer olan İzmir olduğunu, işbu nedenle uyuşmazlığa Türk Hukukunın uygulanması gerektiğini, diğer taraftan ise Karakteristik Edim borçlusu olan taraf müvekkili şirketinin adresinin de İzmir/Türkiye'de bulunduğundan...
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/662 KARAR NO : 2021/761
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2021 KARAR TARİHİ : 11/10/2021
Mahkememize tevzi olan Alacak davasının dosya üzerinde tensiben yapılan incelemesi sonunda, Dava şartları ve ilk itirazların değerlendirilmesi için tarafların duruşmada dinlenilmesini gerektirir bir hal bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nun 138. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan değerlendirme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı .... A.Ş ile davalı ...arasında sözleşmeye dayalı olmayan şifahi bir anlaşma yapıldığını, ortada yazılı bir sözleşme mevcut bulunmadığından çıkacak olan herhangi bir uyuşmazlıkta hangi hukukun uygulanacağının da belli olmadığını, işin yapıldığı yerin, davalı şirketin parayı ödediği ve ödeyeceği yer olan İzmir olduğunu, işbu nedenle uyuşmazlığa Türk Hukukunın uygulanması gerektiğini, diğer taraftan ise Karakteristik Edim borçlusu olan taraf müvekkili şirketinin adresinin de İzmir/Türkiye'de bulunduğundan uyuşmazlığa Türk Hukuku uygulanması gerektiğini, davalı şirketin taraflarıyla iletişime geçmekten imtina ettiğini, gerek davalı şirkete göndermiş oldukları ihtarnamenin geri gönderilmesinin gerekse telefonlarını açmamaları neticesinde arabuluculuk yoluna da gidilemediğini, müvekkili ile davalı arasında sözleşmeye dayalı olmayan şifahi anlaşmaya göre müvekkilinin davalı şirkete 1 Tenekesi 10 kg olan 1.500 Kg Siyah Zeytin, 1 Tenekesi 10 kg olan 60 Kg Yeşil Zeytin, 1 Tenekesi 10 kg olan 60 Kg Yeşil Zeytin Domat, 1 Tenekesi 10 kg olan 60 Kg Yeşil Zeytin Izgara çeşidinde zeytinler göndereceğini, zeytinlerin teslimi sonrası davalı şirketin müvekkili şirkete 46.650 $ ödeyeceğini, söz konusu ürünlerin müvekkili şirketçe faturalarının kesildiğini, dava dilekçesi ekindeki İzmir Gümrük Çıkış Belgelerinden de anlaşılacağı üzere davalıya gönderimlerinin sağlandığını, tarafların arasında daha önce ticari ilişkiler olduğunu, bu sebeple müvekkil şirketin davalı şirkete olan güveni sebebiyle davalı şirketin ödeme yapmasını beklediğini ancak ödemenin gelmemesi ve davalı şirketin hiç bir şekilde telefonlara cevap vermemesi neticesinde davalı şirkete taraflarınca Haziran 2021 tarihinde olayı özetleyen ve Türk Ticaret Kanununa göre ödenmeyen bedelin müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini bildiren iadeli taahhütlü bir ihtarname çekildiğini, ancak davalı şirketin işbu ihtarnameyi teslim almayarak geri gönderdiğini, davalı şirketin göndermiş oldukları ürünleri hem 8 gün içerisinde geri göndermemesi hemde bedellerini ödememesinin haksız bir eylem olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu ürünler için kesilen faturaların KDV'si ve gelir vergisi dahil tüm yasal işlemlerini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davaya konu ürünleri 4 Mart 2019 tarihinde göndermiş olmasına rağmen bugüne kadar ödeme yapılmaması üzerine MÖHÜK Madde 24/4'e göre karakteristik edim borcunu yerine getiren müvekkili şirketin işbu davayı açma...