Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Danıştay/E. 2014/7136 · K. 2015/413
DanıştayDanıştay 15. Daire Kararları

Esas No:2014/7136 Karar No:2015/413

E. 2014/7136K. 2015/41330 Ocak 2015
sağlık hizmetleritıbbi uygulama hatası(malpraktis)tam yargı davaları
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Dava dilekçesinde yasal faiz istemi bulunmakla birlikte başlangıç tarihine ilişkin bir istem veya açıklık yok ise ya da faizin başlangıcına ilişkin dava tarihinin esas alınması yönünde talep var ise yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin kabul edilmesi gerektiği danıştay içtihatları ile kabul edilmiştir.bu durumda, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarına, açıklaması yukarıda yapıldığı üzere, idareye başvuru tarihi olan 19.05.2005 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, davanın açılış tarihi olan 02.12.2005 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.

Karar Metni

Danıştay 15.Daire E.2014/7136 K.2015/413 T. 30/01/2015 SAĞLIK HİZMETLERİ TIBBİ UYGULAMA HATASI(MALPRAKTİS) TAM YARGI DAVALARI DAVA DİLEKÇESİNDE YASAL FAİZ İSTEMİ BULUNMAKLA BİRLİKTE BAŞLANGIÇ TARİHİNE İLİŞKİN BİR İSTEM VEYA AÇIKLIK YOK İSE YA DA FAİZİN BAŞLANGICINA İLİŞKİN DAVA TARİHİNİN ESAS ALINMASI YÖNÜNDE TALEP VAR İSE YASAL FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ OLARAK DAVA TARİHİNİN KABUL EDİLMESİ GEREKTİĞİ DANIŞTAY İÇTİHATLARI İLE KABUL EDİLMİŞTİR. BU DURUMDA, MAHKEMECE HÜKMEDİLEN MANEVİ TAZMİNAT TUTARINA, AÇIKLAMASI YUKARIDA YAPILDIĞI ÜZERE, İDAREYE BAŞVURU TARİHİ OLAN 19.05.2005 TARİHİNDEN İTİBAREN YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, DAVANIN AÇILIŞ TARİHİ OLAN 02.12.2005 TARİHİNDEN İTİBAREN YASAL FAİZE HÜKMEDİLMESİNDE HUKUKA UYGUNLUK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 4483/md. 6 6023/md. 59 İstemin Özeti : Eskişehir 1. İdare Mahkemesi'nin 13/05/2014 tarih ve E:2013/952; K:2014/602 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek taraflarca temyizen incelenerek aleyhlerine ilişkin kısımlarının bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Taraflarca savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi :Hüseyin Çelikkol Düşüncesi : Dosyadaki bilgi ve belgeler, davacı yakınları için gereken özenin gösterilmediğini ortaya koymakta ve davalı idare bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşunda sunulan sağlık hizmetinin bariz fonksiyon bozukluğu içermesi ve ölen kişilerin, öncelikle uygun tıbbi bakıma erişim hakkından mahrum bırakılmaları nedeniyle " Yaşama Hakları"nın ihlal edildiğini göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası?nın 125. maddesinin 1. fıkrasında; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında ise; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Bu durumda davacı tarafın maddi kaybının karşılanması gerekeceğinden, temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Mahkeme'ce hükmedilen manevi tazminat tutarına, idareye başvuru tarihi olan 19.05.2005 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, davanın açılış tarihi olan 02.12.2005 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmemesinde hukuka uygunluk görülmediğinden, Mahkeme kararının, yürütülen faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının da bozulması gerektiği düşünülmektedir. Yine idarenin sunduğu sağlık hizmetinin kusurlu işletilmesi sonucu ortaya çıkan durum ile hükmedilen 100.000 TL değerindeki manevi tazminat karşılaştırıldığında, İdarenin kusurunu ortaya koyabilecek nitelikte olmadığı görülmektedir. Nitekim manevi tazminat, evrensel hukukta eski kalıplarından çıkarılmış ve caydırıcılık unsuru ön plana alınmıştır. Gelişen hukuktaki bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde, tatmin olma duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta ve vücut bütünlüğü yanında ruh sağlı...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 15

IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 4

2– 13/8/1999 tarihli ve 4446 sayılı Kanunun hükmüdür.

full_scan_v1Kanun

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 125

(Değişik: 12/5/1982 - 2670/31 md.)

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 11. Daire Kararları

E. 2009/5353 · K. 2010/2671

2 Nisan 2010

DanıştayDanıştay 10. Daire Kararları

E. 2008/4286 · K. 2008/9585

30 Aralık 2008

Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulu Kararları

E. 2004/2679 · K. 2005/250

14 Nisan 2005

DanıştayDanıştay 8. Daire Kararları

E. 2003/5646 · K. 2004/3154

5 Temmuz 2004

DanıştayDanıştay 11. Daire Kararları

E. 2007/2109 · K. 2008/7719

16 Eylül 2008

DanıştayDanıştay 5. Daire Kararları

E. 2000/623 · K. 2002/1607

10 Nisan 2002