Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... Konut Yapı Kooperatifi'nin anasözleşme yapımı ve teslimi planlanan taşınmazın devri için kooperatife üye olduğunu, sözleşmedeki taşınmazın tamamlanması sonucunda müvekkilinin payıona düşen taşınmazın müvekkile devrinin yapıldığını, akabinde müvekkilin 3.bir kişiye taşınmazın satışını ve devrini gerçekleştirdiğini, taşınmazın devrini yapan müvekkilinin kooperatife tüm borçları ödediğini ve kooperatiften ayrılldığını davalıya bildirdiğini, kooperatifin müvekkilinin ayrılma talebini mesnetsiz nedenlerden dolayı reddettiğini, müvekkilini zorla kooperatif üyeliğinde tuttuğunu, yönetim kurulunun reddi üzerine müvekkilinin noterden ihtarname çekerek kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ve bu tarihten sonra borç ve...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/522 KARAR NO : 2020/426
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti DAVA TARİHİ : 25/05/2018 KARAR TARİHİ : 08/07/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2020
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... Konut Yapı Kooperatifi'nin anasözleşme yapımı ve teslimi planlanan taşınmazın devri için kooperatife üye olduğunu, sözleşmedeki taşınmazın tamamlanması sonucunda müvekkilinin payıona düşen taşınmazın müvekkile devrinin yapıldığını, akabinde müvekkilin 3.bir kişiye taşınmazın satışını ve devrini gerçekleştirdiğini, taşınmazın devrini yapan müvekkilinin kooperatife tüm borçları ödediğini ve kooperatiften ayrılldığını davalıya bildirdiğini, kooperatifin müvekkilinin ayrılma talebini mesnetsiz nedenlerden dolayı reddettiğini, müvekkilini zorla kooperatif üyeliğinde tuttuğunu, yönetim kurulunun reddi üzerine müvekkilinin noterden ihtarname çekerek kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ve bu tarihten sonra borç ve aidatlarından sorumlu olmayacağını davalıya ihtar ettiğini, kooperatifin ihtarname tebliğinden sonra da müvekkilinin istifa talebini yok saymaya devam ettiğini, istifa talebinin karşı tarafın kabulüne bağlı bir beyan olmadığını, ayrılma talebinden sonraki aidat ve tasfiye giderlerinden sorumlu olmayacağının tespitine, yargılama gider ive ücreti bekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ortağın hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kurulna yazı ile başvurarak ortaklıktan çıkabileceğini, yönetim kurulunun bu hükme uygun olara yapılacak isteğe rağmen yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınması halinde ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirildiğini, bildiri tarihinden itibaren çıkışın gerçekleştiğini, davacı tarafın taşınmazını 2007 yılında satmış olmasına rağmen kooperatif ortaklığından ayrıldığına ilişkin yazılı bildirimde bulunmadığını, çıkma isteğini noter aracılığı ile yönetime bildirmediğini, talep bulunsaydı davacı hakkında karar defterinde bu yönde alınmış bir karar örneğinin olması gerektiğini, müvekkil kooperatifin tasfiye halinde olduğunu, tasfiye sürecinin yürütülmesi ile sağlıklı sonlandırılması için her üyeden 4300 TL ek ödeme planı doğrultusunda toplanması yönünde karar alındığını, davacının daha sonra posta ile tarafına üyelikten çıkma talebine ilişkin yazı gönderdiğini, yönetim kurulu kooperatifin eski yöneticilerinin 6 yıldır genel kurul yapmadığını, yöneticilik sıfatı ile görevlerini yerine getirmediklerini, bilanço gelir ve gider sağlıklı tutmadıkları kooperatife karşı açılan dava ve icra takiplerini takip etmedikleri, kooperatifin geçmişten kalan alacaklarının tahsili ve halen devam eden dava ve icra takiplerini sonuçlandırılıncaya kdar istifa talebinin kooperatif m...