Davacıya yapılan tebligat üzerine açıldığı anlaşılan davada, gözönünde bulundurulacak dava açma süresinin genel dava açma süresi olduğu; bu nedenle, olayda süre aşımı bulunmadığından, davanın esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadğı hakkında.
Danıştay 14. Daire E. 2011/11567 K. 2012/2376 T. 4.4.2012 DAVA AÇMA SÜRESİ DAVACIYA YAPILAN TEBLİGAT ÜZERİNE AÇILDIĞI ANLAŞILAN DAVADA, GÖZÖNÜNDE BULUNDURULACAK DAVA AÇMA SÜRESİNİN GENEL DAVA AÇMA SÜRESİ OLDUĞU; BU NEDENLE, OLAYDA SÜRE AŞIMI BULUNMADIĞINDAN, DAVANIN ESASININ İNCELENEREK KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİ YOLUNDAKİ TEMYİZE KONU MAHKEME KARARINDA HUKUKİ İSABET BULUNMADĞI HAKKINDA. 2577/md. 7 3194/md. 42 6183/md. 55 , 58 İstemin Özeti : İstanbul 9. İdare Mahkemesince verilen 03.11.2010 günlü, E:2010/1589, K:2010/1410 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : Düşüncesi : Anayasanın 40. maddesinde öngörülen yükümlülük idare tarafından yerine getirilmeden yapılan tebligat usulüne uygun olmadığından, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Ondördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacı hakkında verilen para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 21.12.2009 günlü, 4929 muhatap numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince; davacıya 12.02.2010 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı en geç 19.02.2010 tarihine kadar dava açılması gerekirken, 23.02.2010 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11 inci maddesinde Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş, " Hak arama hürriyeti" başlıklı 36 ncı maddesinde de, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiş, Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40 ınci maddesine 4709 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüş, bu ek fıkranın gerekçesinde ise," Bireylerin yargı ya da İdari ma...