Uyuşmazlık konusu sözleşmelerin 2002/2 sayılı tebliğ uyarınca grup muafiyetinden yararlanmadığına, 4054 sayılı kanun'un 5. maddesinde sayılan muafiyet koşullarıyla bağdaşmaz etkilere sahip olması nedeniyle anılan sözleşmelere ve/veya uygulamalara bireysel muafiyet de tanınamayacağına ilişkin dava konusu 10.09.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı rekabet kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 13. Daire E. 2008/2693 K. 2011/5214 T. 22.11.2011 BİREYSEL MUAFİYET GRUP MUAFİYETİ TEBLİĞİ MUAFİYET KOŞULLARININ BULUNMAMASI UYUŞMAZLIK KONUSU SÖZLEŞMELERİN 2002/2 SAYILI TEBLİĞ UYARINCA GRUP MUAFİYETİNDEN YARARLANMADIĞINA, 4054 SAYILI KANUN'UN 5. MADDESİNDE SAYILAN MUAFİYET KOŞULLARIYLA BAĞDAŞMAZ ETKİLERE SAHİP OLMASI NEDENİYLE ANILAN SÖZLEŞMELERE VE/VEYA UYGULAMALARA BİREYSEL MUAFİYET DE TANINAMAYACAĞINA İLİŞKİN DAVA KONUSU 10.09.2007 TARİH VE 07-70/863-326 SAYILI REKABET KURULU KARARINDA HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 4054/md. 4 , 5 İstemin Özeti: Rekabet Kurulu'nun 10.09.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı kararının; kararda yer verilen değerlendirmelerden büyük bir kısmı için hiç bir gerekçe gösterilmediği gibi, varılan sonuçların herhangi bir bilimsel inceleme ve pazar araştırmasına da dayanmadığı, aksine, yapılan tespitlerin olasılıklara ve delil niteliği taşımayan belgelere dayandığı, kararda birbiriyle çelişen değerlendirmelerin ve açık bilgi yanlışlarının bulunduğu, ilgili ürün pazarı tespitinde, rakı-şarap pazarında tüketici davranışındaki değişikliklerin ve buna bağlı ikame edilebilirlik oluşumunun dikkate alınmadığı, bu nedenle kararın eksik ve hukuka aykırı olduğu, rakı pazarında uzun yıllar tekel konumunda faaliyet gösterdikleri, 2004 yılında rekabete açılan rakı pazarının, her gün yeni bir teşebbüsün girdiği ve yeni ürünlerin satışa sunulduğu henüz oluşum aşamasında bir pazar olduğu, henüz oluşum aşamasında bir pazarda hâkim durum tespiti yapılmasının uygun olmadığı, şirket sözleşmelerine bizzat Rekabet Kurulu'nun 19.11.2004 tarih ve 04-72/1052-263 sayılı kararı ile tanınmış olan muafiyetin geri alınabilmesi için 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 13. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmesi gerektiği, bu koşulların hiçbirinin söz konusu olmadığı, sözleşmelerin hem grup muafiyetin, hem de bireysel muafiyetin koşullarını taşıdığı, tüm teşebbüsler tarafından uygulanan "bedelsiz ürün verilmesi", "belirli bir miktar ürün satın alma zorunluluğu", "servis sıklığı" gibi uygulamalardan tamamen ve hiç bir açıklama yapılmaksızın mahrum bırakılmasının mümkün olmadığı, kararın yabancı rekabet otoritelerinin kararlarına, 4054 sayılı Kanun'a ve Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Yeterli araştırmalar ve gerekli incelemeler yapıldıktan sonra, hukuka uygun tespit ve gerekçelere dayanarak karar verildiği, kararın gerekçesiz olduğu, olasılıklar üzerine kurulduğu, kararda çelişen hükümler olduğu ve bilgi yanlışlığı olduğuna ilişkin tüm iddiaların yersiz ve mesnetsiz olduğu, pazar tespiti ve değerlendirmeleri ile "olgunlaşmış pazar" belirlemesinin yerinde olduğu, sonuç olarak dava konusu Kurul kararının yetki, biçim, sebep, konu ve amaç bakımından hukuka uygun bir karar olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi ?? Düşüncesi: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?..Düşüncesi: Dava; rakı pazarında hakim duru...