Dava konusu işleme neden olan reklam yayınlarının öncesi ve sonrasında görsel ve işitsel olarak algılanabilecek tarzda "reklam" ibaresine ve reklÂm müziğine yer verilmeksizin yapılan yayınlarda, program hizmetinin diğer unsurlarından açıkca ve kolaylıkla ayırt edilebilecek nitelikte, görsel ve işitsel bakımdan ayrılığı fark edilebilecek şekilde yayın yapıldığı sonucuna varılamayacağından, anılan gerekçe ile dava konusu işlemi iptal eden idare mahkemesi kararında yasal isabet görülmediği hakkında
13. Daire 2005/7449 E. , 2005/4856 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 2005/7449 Karar No: 2005/4856 Temyiz isteminde Bulunan : Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Vekili: ... Karşı Taraf: ... A.Ş. Vekili: ... İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E: ..., K: ... sayılı kararının; Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca reklâmın açıkça ve kolaylıkla ayırt edilebilmesi gerektiği, Mahkemenin kararıyla reklâmların diğer programlardan ayrılabilmesi için "reklâm" ibaresine gerek olmadığı şeklinde yeni bir hüküm yaratıldığı öne sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi: Program akışı içinde, belirgin ve herkesçe anlaşılabilir görsel ve işitsel unsurlarla reklâm yayınının belirginleştirilmemesi, reklâm yayınlarının programların içine sızması suretiyle, öncelikle programa odaklanmış izleyicinin reklâmı hazırlıksız algılamasına yol açacağı gibi, reklâmlar için öngörülen ayrıntılı düzenlemelerin ihlâli sonucunu yaratacağından ve dava konusu işleme neden olan yayınlarda görsel ve işitsel olarak "reklâm"ı çağrıştıracak görüntü ve sese yer verilmediği anlaşıldığından, davacı yayın kuruluşu hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce Tetkik Hâkimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalının, 3984 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 1. fıkrasını ihlâl ettiği belirtilerek reklâm program yayınının bir (1) kez durdurulmasına ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun 13.04.2004 tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesi'nce; davalı idarece, dava konusu cezanın verilmesine sebep olan reklâm yayınlarının, açıkca reklâm olduğu belirtilmeden yapıldığı ileri sürülmüş ise de, söz konusu yayının izlenmesi sonucunda, ceza verilmesine konu olan yayınların, Yasa'nın reklâmların biçimi ve sunuluşu ile ilgili getirdiği kurala uygun olarak, program hizmetinin diğer unsurlarından açıkca ve kolaylıkla ayırt edilebilecek nitelikte görsel ve işitsel bakımdan ayrılığı fark edilebilecek şekilde düzenlendiği sonucuna varıldığı, her ne kadar söz konusu reklâm yayınlarında reklâm olduğu ibaresine yer verilmem...