Davacının eylemi hile, vaat, tehdit, nüfuz kullanma, çıkar sağlama, anlaşma, irtikap, rüşvet suretiyle veya başka yollarla ihaleye ilişkin işlemlere fesat karıştırmak veya teşebbüs etmek niteliğinde olmadığından, bu gerekçeyle verilen yasaklama kararının davacı şirketin ticari itibarını zedeleyeceği, güvenirliğini azaltacağından, davacı şirketin söz konusu işlem nedeniyle uğradığı manevi zarara karşılık makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, istemin reddinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında
13. Daire 2005/1819 E. , 2005/4728 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 2005/1819 Karar No: 2005/4728 Temyiz İsteminde Bulunanlar: 1-Milli Eğitim Bakanlığı 2-... Vekili: ... Karşı Taraf: ... 2-Milli Eğitim Bakanlığı İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E: ..., K: ... sayılı kararının; iptale ilişkin kısmı davalı idare tarafından, komisyon tutanağında belirtilen hususun Yasa'nın 17/a maddesi kapsamında öngörülen yasaklama kararını gerektirdiği, redde ilişkin kısmı ise davacı tarafından ; yasaklı kaldığı 1,5 yıllık süre içinde maddi ve manevi zarara uğradığı, zararın miktarının bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilebileceği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın Savunmasının Özeti : Yasal dayanağının bulunmadığı öne sürelen davacı temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacının Savunmasının Özeti :Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi: İdare Mahkemesi kararının davacı şirketin bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine 1 yıl süreyle katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemin iptaline ilişkin kısmı ile maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden temyiz istemlerinin reddi ile bu kısımların onanması, manevi tazminata ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ün Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemlerin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, davacı şirketin bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine 1 (bir) yıl süreyle katılmaktan yasaklanmasına ilişkin davalı idarenin 03.06.2003 tarih ve 13847 sayılı işleminin iptali ile ...-TL maddi ve ...-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmış, İdare Mahkemesi'nce; teklif mektubunun usulüne uygun olmaması nedeniyle ihale dışı bırakılan davacının eyleminin 4734 sayılı Yasa'nın 17. maddesinde yer alan "yasak fiil ve davranış" niteliğinde olmadığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının ...-TL maddi, ...-TL manevi tazminatın yasal faziyle birlikte tazmini istemine gelince; Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun" hükme bağlandığı, İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada somut bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle, zararla idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunması gerektiği, bakılan davada, dava konusu e...