Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davacı ...nun şirketin %25,49 oranında ve 5.109.775 adet hisseye sahip Ortağı olduğunu, davalı şirketçe genel kurul toplantılarına ilişkin yükümlülükler yerine getirilmemekte ve müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kötü niyetli olarak kullandırtmadığını, davalı şirket yönetimi tarafından müvekkilinin, objektif iyi niyet kuralına aykırı biçimde hissedar olarak hak sahibi bulunduğu kar payı hakkından mahrum bırakılmaya çalışıldığını, davalı şirket yönetimi tarafından, şirket imkanlarından öncelikli olarak çoğunluk pay sahiplerini yararlandırılarak müvekkilinin menfaatlerinin ihlal edilmesine neden olunduğunu, müvekkiline bugüne dek ne Aile Fonu'nun varlığından, ne müvekkilinin de dahil olduğu ikinci...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/317 Esas KARAR NO : 2021/391
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 05/07/2019 KARAR TARİHİ : 14/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davacı ...nun şirketin %25,49 oranında ve 5.109.775 adet hisseye sahip Ortağı olduğunu, davalı şirketçe genel kurul toplantılarına ilişkin yükümlülükler yerine getirilmemekte ve müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kötü niyetli olarak kullandırtmadığını, davalı şirket yönetimi tarafından müvekkilinin, objektif iyi niyet kuralına aykırı biçimde hissedar olarak hak sahibi bulunduğu kar payı hakkından mahrum bırakılmaya çalışıldığını, davalı şirket yönetimi tarafından, şirket imkanlarından öncelikli olarak çoğunluk pay sahiplerini yararlandırılarak müvekkilinin menfaatlerinin ihlal edilmesine neden olunduğunu, müvekkiline bugüne dek ne Aile Fonu'nun varlığından, ne müvekkilinin de dahil olduğu ikinci kuşak çocuklara sağlanan eğitim imkanından, ne de bahsi geçen eğitim imkanından ikinci kuşak kuzenlerin çocuklarının da faydalanmakta olduğundan söz edildiğini, ailede yer alan tüm diğer hissedarlara sağlanmakta olan haklara ilişkin olarak müvekkiline kasten hiçbir şekilde bilgilendirme yapılmadığını, anılan kaynak davalı şirketin de içinde bulunduğu şirketler grubu tarafından karşılanmakta ve bu şekilde müvekkilin faydalandırmadığı söz konusu olanaklar sebebiyle alacağı kar payı azaltılmakta olduğunu, müvekkili ile birlikte davalı şirket ortaklarının hissedarı bulunduğu başkaca şirketlerde de benzer uygulamalar ile müvekkilinin sindirilmeye çalışıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 531. maddesinde yer alan koşulların gerçekleşmiş olduğu gözetilerek ve açıklanan sebeplerle; Davalı Şirketin öncelikle şirketi borçlandırıcı ve malvarlığını azaltıcı işlem yapmasının tedbiren durdurulmasına, Davalı Şirkete HMK m.389 ve TMK m.427 uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla yönetim kayyımı atanmasına, TTK m.531 uyarınca davalı şirketin haklı nedenle feshine, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde ise davacı müvekkilinin davalı şirkette sahip olduğu payların karar tarihine yakın tarihteki gerçek değerinin tespit edilerek müvekkiline ödenmesine ve davacı müvekkilinin bu yolla ortaklıktan çıkarılmasına, aksi halde TTK ilgili hükümleri uyarınca duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirketin 1962 yılından bu yana varlığını sürdüren feshini veya TTK nun 531. Maddesi kapsamında durumuna uygun düşen bir çözüme karar verilmesini gerektiren herhangi bir sebep bulunmadığını, artık ABD de yaşamaya başlayan davacının murisi...'den intikal eden mal varlığını nakde dönüştürmeye başladığını, davacının iş bu maksatla şirket hisselerini elden çıkarmak gayesiyle ardı ardına müvek...