Hak arama özgürlüğünün korunmasını amaçlayan anayasal düzenleme doğrultusunda; idari işlemde, bu işleme karşı hangi kanun yollarına ve hangi sürede başvurulabileceğinin açık ve doğru bir biçimde belirtilmesi gerektiği, davalı idarece, dava konusu işlemde işlem tarihi itibarıyla kanunda öngörülmediği halde itiraz yoluna 7 gün içerisinde başvurulabileceğinin belirtilerek davacının yanıltılması karşısında, 60 günlük süreden sonra açılan davada süre aşımı bulunmadığı hakkında.
12. Daire 2011/3449 E. , 2013/641 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2011/3449 Karar No : 2013/641 Temyiz İsteminde Bulunan(Davacı): ... Karşı Taraf (Davalılar): ... Vekili: ... İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararın, bozulması istenilmektedir. ... Valiliği Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. ... Bakanlığı Savunmasının Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi: ... Düşüncesi: Hakkaniyete aykırı bir biçimde, davalı idarenin yanlış yönlendirmesi neticesinde dava konusu işlemin tebliğinden itibaren 60 günlük dava açma süresini kullanamayan davacının, süresinde dava açmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle, kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava; ... ... Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanun'un 125/C-d ve g bentleri uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı maddi ve manevi kayıplarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı davacının en geç 21/02/2011 tarihine kadar dava açması gerekirken, anılan cezaya yaptığı itirazın reddini müteakip 28/02/2011 tarihinde açtığı davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Anayasanın "Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması" başıklı 40/2. maddesinde "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacının, klinik şefi tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-d ve g bentleri uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemin ve 7 gün içerisinde bir üst makama itiraz yolunun açık olduğunun davacıya 23/12/2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacının davalı idarenin beyanı doğrultusunda 24/12/2010 tarihli dilekçesi ile disiplin cezasına karşı Başhekimliğe itiraz ettiği, 30/12/2010 tarihli işlem ile verilen cezanın uygun olduğundan bahisle itirazın reddedilmesi üzerine 28/02/2011 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile dava açtığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla aylıktan kesme cezalarına karşı itiraz yoluna başvuru yolu düzenlenmediği halde, davalı idarenin davacıyı bir üst makama itiraz edebileceği yolunda yanıltıcı bir bilgi ile yönlendirmesi dolayısıyla dava açma süresinin geçirildiği anlaşılmaktadır. Hak arama özgürlüğünün korunmasını amaçlayan anayasal düzenleme doğrultusunda, idari işleme karşı hangi kanun yollarına ve hangi mercilere, hangi ...