Sendika şubelerinin, sendika üyelerini yargı ve yönetim organları önünde temsil edebileceğine ilişkin bir hükmün yer almamış olması karşısında; kamu görevlilerince kurulan sendikaların, üyelerini temsilen dava açma yetkileri bulunmakla birlikte, bu yetkinin sendikayı temsile yetkili olan merkez yönetim kurulu aracılığı ile kullanılabileceği hakkında.
12. Daire 2008/7121 E. , 2010/4350 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2008/7121 Karar No: 2010/4350 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili: … Karşı Taraf: … İsteğin Özeti: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E: …, K: … sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: Sendika şubelerinin üyeleri adına dava açma yetkisi bulunmadığı, bu yetkinin sendikayı temsilen merkez yönetim kurulunca kullanılabileceği gerekçesi eklenmek suretiyle kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Davacı sendika şubesi, Otistik Çocuklar Eğitim Merkezine … isimli şahsın müdür vekili olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E: …, K: … sayılı kararıyla; dava konusu yapılan atamanın biriysel bir işlem olduğu ve bu işleme karşı ancak menfaati ihlal edilenlerin dava açılabileceği, oysa davacı sendikanın bu işlemden nasıl ve ne şekilde menfaatinin ihlal edildiğinin anlaşılmadığı, bu haliyle davacının bu işleme karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı, sendika şubelerinin üyelerinin menfaatini korumak için dava açmalarının mümkün olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 19/2/f maddesinde, sendika ve konfederasyonların kuruluş amaçları doğrultusunda, üyelerinin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeydeki ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil edeceği veya ettireceği, dava açabileceği ve bu nedenle açılan davalarda taraf olabileceği düzenlemesine yer verilmiş, aynı Kanunun 7/j maddesinde, sendika ve konfederasyonların tüzüklerinde, sendika şubelerinin nasıl kurulacağı, görev ve yetkileri, genel kurullarının toplantılarına ve kararlarına ilişkin usul ve esaslar ile sendika genel kurulunda şubelerin temsil şeklinin belirtilmesinin zorunlu olduğu, 8. maddesinde, sendika şubesi, sendika ve konfederasyonların zorunlu organlarının genel kurul, yönetim kurulu, denetleme ve disiplin kurulu olduğu, 12/e maddesinde, sendika ve konfederasyonların tüzüklerinde belirtilen konularda yönetim kuruluna yetki verilme...