Davacı vekili beyanlarında ; davacının davalı şirketin % 10 hissedarı olup şirketle ilgili davacıya hiçbir bilgi verilmediğini, şirketin mali durumunun gizlendiğini, hileli işlemlerle şirketin zarar ettiği gösterildiğini, bu nedenle davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, fazlaya dair istemleri saklı tutularak 10.000,00 TL ortaklık payının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.. Davalı vekili beyanlarında ; dava değeri taraflarca bilinebilecek durumda ise , kısmi dava açılamayacağından , kısmi dava açılamayacağı yönündeki usulü itirazları ile birlikte davacının oğlu ... ...' nın 21/08/2006-07/01/2010 tarihleri arasında şirket müdürü olarak görev yaptığını, bu nedenle davacı iddialarının yerinde olmadığını, şirketin ... ...' nın şirket müdürlüğünden ayrılmasından sonra 2011 yılından itibaren şirketin kara geçtiğini, şirket karının yasal nedenlerle eski...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR BAŞKANLIĞI
ESAS NO : 2019/763 KARAR NO : 2020/778
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ....... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ :... KARAR TARİHİ : 25/11/2020 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında ; davacının davalı şirketin % 10 hissedarı olup şirketle ilgili davacıya hiçbir bilgi verilmediğini, şirketin mali durumunun gizlendiğini, hileli işlemlerle şirketin zarar ettiği gösterildiğini, bu nedenle davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, fazlaya dair istemleri saklı tutularak 10.000,00 TL ortaklık payının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.. Davalı vekili beyanlarında ; dava değeri taraflarca bilinebilecek durumda ise , kısmi dava açılamayacağından , kısmi dava açılamayacağı yönündeki usulü itirazları ile birlikte davacının oğlu ... ...' nın 21/08/2006-07/01/2010 tarihleri arasında şirket müdürü olarak görev yaptığını, bu nedenle davacı iddialarının yerinde olmadığını, şirketin ... ...' nın şirket müdürlüğünden ayrılmasından sonra 2011 yılından itibaren şirketin kara geçtiğini, şirket karının yasal nedenlerle eski zararları kapatmada kullanıldığını, bu nedenle kar dağıtılmadığını, davacı iddialarının geçersiz olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe ; Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 nispetinde hissedarı olduğunu, şirketle ilgili müvekkiline bilgi verilmediğini, şirketin mali durumunun müvekkilinden gizlendiğini, hile ile şirketin zarar ettiğinin gösterildiği, bu şartlar altında müvekkilinin şirket ortağı olarak kalmak istemediğinden; ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, fazlaya ait hakları saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL ortaklık payının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporlarının alınmasından sonra, davacı vekili, 17/10/2016 tarihli ıslah dilekçesi sunarak ve aynı tarihte ıslah harcı yatırarak, 977.181,56 TL ortaklıktan çıkma payı ayrılma akçesinin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesi talep edilmiştir. Mahkememizce daha önce davanın kabulüne karar verilmiş davacının ortağının şirketten çıkmasına ve belirlenen ayrılma akçesi davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de bu karar Yargıtay ilamı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde; '' dava limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmaya izin verilmesi ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde haklı nedenle çıkma istemine ilişkin çeşitli iddialar ileri sürmüş ve mahkeme kararında hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporunda da davacının haklı neden olarak ileri sürdüğü iddialar tek tek değerlendirilerek bu iddiaların haklı neden teşkil edip etmediği hususunda görüş bildirilmiştir. 17.12.2013 havale tarihli Bilirkişi Kurulu raporunda davacının ha...