Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/222 · K. 2020/669
Bölge Adliye MahkemesiBursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/222 K. 2020/669

E. 2019/222K. 2020/6694 Kasım 2020
hacizihtiyati hacizihtiyati tahakkuklimited şirketmuvazaatespit davasıortakların sorumluluğuortaklık payıamme alacağıihtiyati tahakkuk ve ihtiyati hacizadi ortaklıkmüteselsil sorumluluksermaye borcuihtiyati tedbiryasal sürealacağın tahsilidava açma süresihaciz işlemiiptal davasıistinaf yoluitibarî değerkamu alacağının tahsilitasarrufun iptalivergi incelemesivergi mükellefi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 18/03/2019 KARAR TARİHİ : 04/11/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında; davalı gerçek kişilerin diğer davalı ... Harfiyat ... Ltd. Şti'nin gizli ortağı olduğunu, bu şirketin borçlarından dolayı işlem yapılabilmesi için bu durumun tespitine ve davalıların taşınmazlarına ve diğer mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmişlerdir. Davalılar ....., ....., ..... diğer davalı ... ... Ltd. Şti'ne usulüne uygun davetiyelerin tebliğ edildiği, davalıların davaya cevap vermedikleri ve delil bildirmedikleri anlaşılmıştır. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Derdest dava H.M.K.'nın 106. maddesi çerçevesinde...

Karar Metni

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR BAŞKANLIĞI

ESAS NO : 2019/222 KARAR NO : 2020/669

BAŞKAN :..... ÜYE :..... ÜYE :..... KATİP .....

DAVACI :..... VEKİLLERİ : Av...... DAVALILAR : ..... ..... ..... ..... DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 18/03/2019 KARAR TARİHİ : 04/11/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında; davalı gerçek kişilerin diğer davalı ... Harfiyat ... Ltd. Şti'nin gizli ortağı olduğunu, bu şirketin borçlarından dolayı işlem yapılabilmesi için bu durumun tespitine ve davalıların taşınmazlarına ve diğer mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmişlerdir. Davalılar ....., ....., ..... diğer davalı ... ... Ltd. Şti'ne usulüne uygun davetiyelerin tebliğ edildiği, davalıların davaya cevap vermedikleri ve delil bildirmedikleri anlaşılmıştır. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Derdest dava H.M.K.'nın 106. maddesi çerçevesinde açılmış bir tespit davasıdır. Anılan hükmün ikinci fıkrasında tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunması gerektiği emredilmiş bulunduğundan, öncelikle hukuki yararın varlığını belirlemek gerekir. Aksi halde uzun uğraşlar sonucu elde edilecek tespit hükmünün hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmayan, şeklî bir karar olarak kalması muhtemeldir. İlk bakışta muvazaalı işlemlerin varlığı konusunda ciddi karineler bulunması, vergi mükellefi şirketle muvazaalı işlemler yapan kişilerin şirketle gerçek bağlantılarının bir mahkeme kararıyla tespit edilerek müteakip işlemlerin bu karar esas alınarak yürütülmesi yönünden davada hukuki yararın var olduğu söylenebilir. Ancak aşağıda açıklayacağımız gerekçelerle davada hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılmış ve dava şartı yokluğundan davanın reddi uygun görülmüştür. Davacı idare, iş bu tespit talebini iki ayrı uygulamaya esas olmak üzere ileri sürmüş olabilir. Bunlardan birincisi limited şirket ortağının sorumluluğunu düzenleyen 6183 Sayılı A.A.T.U. Kanununun 35. maddesine istinaden, gizli ortakları görünüşteki ortaklarla birlikte (veya görünüşteki ortaklar gibi) sorumlu tutabilmek, ikincisi aynı kanunun 17/3ncü maddesinde düzenlenen "Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti" hakkında deliller elde etmek. Her iki seçenekte de eldeki tespit davasının yararlı olmayacağı, bu sebeple davada hukuki yarar da bulunmadığını aşağıda açıklayacağız. Limited Şirket Ortağının Sorumluluğunu Düzenleyen 35nci Madde Yönünden: Öncelikle belirtelim ki kural olarak limited şirketlerde ortaklar sermaye taahhüt borçlarını ödemiş iseler, kamu borçları hariç olmak üzere şirket borçlarından şahsen sorumlu değildir. Ancak ortağın sermaye borcu varsa, sermaye borcu tutarı kadar şirkete borçlu olduğu kabul edilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 573. maddesinde bu husus açıkça...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye MahkemesiBursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/347 · K. 2020/672

4 Kasım 2020

Bölge Adliye MahkemesiBursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/490 · K. 2020/668

4 Kasım 2020

Bölge Adliye MahkemesiBursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/730 · K. 2020/559

30 Eylül 2020

Bölge Adliye MahkemesiBursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/608 · K. 2020/777

25 Kasım 2020

Bölge Adliye MahkemesiBursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/249 · K. 2021/217

3 Mart 2021

Bölge Adliye MahkemesiBursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/272 · K. 2021/125

10 Şubat 2021