Milletvekillerine üç aylık dönem için peşin olarak yapılan ödenek ve yolluk ödemelerinin kamu gelirlerinden karşılanan kamu harcaması niteliğinde ve davacının da, vergi mükellefi olmasının sübjektif ehliyet koşulunun sağlanması açısından yeterli olduğunun kabulü gerektiğinden, davanın ehliyet yönünden reddine karar veren idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmediği hakkında.
11. Daire 2007/6930 E. , 2007/7002 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBİRİNCİ DAİRE Esas No: 2007/6930 Karar No: 2007/7002 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı): Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İsteğin Özeti: Serbest avukat olarak çalışan davacının, 22.7.2007 tarihinde yapılacak Genel Seçimle yenilenecek Türkiye Büyük Millet Meclisinin halen üyesi olan milletvekillerine 15.7.2007 tarihinde üç aylık dönem için peşin olarak ödenek ve yolluk ödenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıltığı dava sonunda ...İdare Mahkemesi ...gün ve E:..., K:...sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde idari dava türlerinin belirlendiği, aynı maddenin 1/a bendinde iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlandığı, buna göre iptal davası açılabilmesi için gerekli olan "menfaat ihlali" koşulunun ancak, kişisel, güncel ve meşru bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşeceği, başka bir ifade ile, iptal davasına konu olan işlemin davacıyı etkilemesi, davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin olması gerektiği, salt vatandaşlık sıfatının davacıyla hukuka aykırı olduğu öne sürülen işlem arasında menfaat ilgisi kurulması için yeterli olmadığı, bu durumda, dava konusu işlem ile davacı arasında belirtilen anlamda bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, davacının kişisel bir menfaatinin ihlal edilmediği ve dava konusu işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir menfaat ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar vermiştir. Davacı tarafından, kararın usule mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz istemin reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde iptal davaları için öngörülen subjektif ehliyet koşulunun, Anayasanın 125. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak yorumlanarak saptanması ve idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek biçimde anlaşılması, hukuk Devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesi ilkesinin sağlanmasına uygun düşecektir. Başka bir ifade ile subjektif ehliyetin, 125. maddenin 4. fıkrasında belirlenen ve yargı denetimi dışında tutulan işlemler dışında, yargı kısıntısı yaratacak biçimde yorumlanamayacağı açıktır. Aksi halde, dava konusu olayda olduğu gibi, idari işleme karşı bu işlemden yararlananlar tarafından iptal davası açılabileceğinin kabul edilmesi halinde, açılacak iptal davasında menfaat ihlali oluşmayacağından, bu davalarda subjektif ehliyet nedeniyle idari işlemin hukuki denetim dışında kalması sonucu doğacaktır. Böylece her iki durumda da, subjektif ehliyet bulunmadığının kabul edilmesi nedeniyle idari işlemlerin huku...