Tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar olan süre için hesaplanan gecikme faizinin uzlaşmadan sonra yapılacak tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği hakkında.
Danıştay 11. Daire E. 1998/1252 K. 1999/3608 T. 13.10.1999 TECİL VE TAKSİTLENDİRME TARHİYATIN İLGİLİ BULUNDUĞU DÖNEME İLİŞKİN NORMAL VADE TARİHİNDEN UZLAŞMA TUTANAĞININ İMZALANDIĞI TARİHE KADAR OLAN SÜRE İÇİN HESAPLANAN GECİKME FAİZİNİN UZLAŞMADAN SONRA YAPILACAK TAHAKKUK TARİHİNDEN İTİBAREN BİR AY İÇİNDE ÖDENECEĞİ HAKKINDA. 213/md. 112 6183/md. 37 Temyiz İsteminde Bulunan : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Vekili : Av. ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Yükümlü şirketin tarhiyat öncesi uzlaştığı vergiler üzerinden hesaplanan gecikme faizinin 400 seri no'lu Tahsilat Genel Tebliğine göre 12 aylık taksitlendirmeye tabi tutulması için davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenmiştir. ... Vergi Mahkemesi 16.12.1997 gün ve E:1997/862, K:1997/1193 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Yasanın 48. maddesi uyarınca yayımlanan 400 seri no'lu Tahsilat Genel Tebliğinde vadesi 31.12.1996 tarihi sonuna kadar olan alacaklar için 12 aylık, vadesi 1.1.1997-31.8.1997 tarihleri arasında olan alacaklar için 4 aylık ödeme süresinin öngörüldüğü, 213 sayılı Yasanın 112. maddesinde ise tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar olan süre için hesaplanan gecikme faizinin uzlaşmadan sonra yapılacak tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, 6183 sayılı Yasanın 37. maddesinde, ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu hükmüne yer verildiği, olayda 25.6.1997 tarihinde uzlaşma sağlandığı için alacağın vade tarihi 25.7.1997 olduğuna göre, 400 sayılı Tahsilat Genel Tebliği uyarınca kamu alacağının 4 aylık taksitlendirmeye tabi tutulmasında yasaya ve tebliğle getirilen düzenlemelere aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yükümlü şirket vekili, vergi aslının 1993-1996 yıllarına ilişkin olması nedeniyle normal vade tarihinin 1.1.1997 tarihinden önce olduğunu, dolayısıyla anılan tebliğ uyarınca borcun 12 aylık sürede ödenmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler...