Vergi ve ceza ihbarnamelerinin 213 sayılı yasada belirtilen usule göre tebliğ edildiği davalı idarece kanıtlanamadığından, ortada tahsil edilebilir hale gelmiş kamu alacağından söz edilemeyeceği nedeniyle , vergi borcu ve cezanın tahsili için düzenlenen ödeme emrinin isabetli olmadığı hk.
Danıştay 11. Daire E. 1998/1201 K. 1998/3324 T. 8.10.1998 ÖDEME EMRİ VERGİ VE CEZA İHBARNAMELERİNİN 213 SAYILI YASADA BELİRTİLEN USULE GÖRE TEBLİĞ EDİLDİĞİ DAVALI İDARECE KANITLANAMADIĞINDAN, ORTADA TAHSİL EDİLEBİLİR HALE GELMİŞ KAMU ALACAĞINDAN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ NEDENİYLE , VERGİ BORCU VE CEZANIN TAHSİLİ İÇİN DÜZENLENEN ÖDEME EMRİNİN İSABETLİ OLMADIĞI HK. 213/md. 93 , 107 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Araç ve Dayanıklı Tüketim Malları Kooperatifi Adına Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : 1991/Ekim, Kasım, Aralık dönemleri vergi borcu, cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla yükümlü kooperatif adına ödeme emri düzenlenmiştir. ... Vergi Mahkemesi 8.12.1997 gün ve E:1997/250, K:1997/766 sayılı kararıyla; olayda ödeme emrinin dayanağını teşkil eden vergi ve ceza ihbarnamesinin yükümlünün bilinen adresine memur eliyle tebliğe çıkarıldığı, ancak adreste bulunmaması nedeniyle tebliğ edilmediği ve "muhatabın adreste tanınmadığı" şerhi ile davalı idareye iade edildiği, bunun üzerine 25.1.1997 tarihli ... gazetesi ile ilanen tebligat yapıldığının anlaşıldığı, bu suretle tahsil edilebilir hale gelen amme alacağı için düzenlenen ödeme emrinde 6183 sayılı Yasa hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yükümlü kooperatif tarafından, tebligatın usulsüz yapıldığı, kooperatif kurulduktan sonra hiçbir faaliyetinin olmadığı, belge bastırmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi : Uyuşmazlık, yükümlü kurum adına salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergisinin tahsili amacıyla tanzim ve tebliğ olunan ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen amme alacağının ödeme emri ile istenilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi kararının, yükümlü kurumca temyizen incelenerek bozulması istemine ilişkindir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresi bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile yapılacağı belirtilmiş, 101. maddesinde bilinen adreslerin neler olduğu sayılmış, 102. maddesinde de, posta ile tebliğin nasıl yapılacağı açıklanmış ve posta ile yapılamaması durumunda ilanen yapılacağı hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddelerin birlikte incelenmesinden, tebliğin öncelikle bilinen adreslere posta ile yapılması gerektiği ve bunun mümkün olması durumunda ilan yolu ile yapılabileceği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut belgeler incelendiğinde, davalı idarece ödeme emrinin dayanağını oluşturan vergi ve ceza ihbarnamelerinin posta ile tebliği girişiminde bulunulmadığı, değişik bir ifade ile tebliğe ilişkin usul ve esaslara uyulmadığı görülmektedir. Bu durumda, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen bir amme alacağından söz edilemeyeceğinden davanın r...