Limited ortaklıklarının ödenmeyen ve tahsil imkanı bulunmayan amme borçlarından dolayı ortakların sermaye miktarı kadar sorumlu oldukları hk.
Danıştay 11. Daire E. 1997/3768 K. 1998/1940 T. 2.6.1998 LİMİTED ŞİRKETTE ORTAKLARIN SORUMLULUĞU LİMİTED ORTAKLIKLARININ ÖDENMEYEN VE TAHSİL İMKANI BULUNMAYAN AMME BORÇLARINDAN DOLAYI ORTAKLARIN SERMAYE MİKTARI KADAR SORUMLU OLDUKLARI HK. 6183/md. 35 Kararın Düzeltilmesini İsteyen: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti: Ortağı ve temsilcisi olduğu ... Dekorasyon ve Tic. Ltd. Şti.'nin 1987 yılı Mayıs dönemine ilişkin ödenmeyen katma değer vergisinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı reddeden ... Vergi Mahkemesi kararını; dava konusu kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin, şirket ortağı olan ... 13.1.1989 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmekteyse de, dosyadaki belgelerden adı geçenin 9.9.1988-2.11.1989 tarihleri arasında tutuklu olduğunun anlaşıldığı, buna göre ödeme emrinin tebliğ tarihi itibarıyla cezaevinde olan kişiye şirket adresinde yapıldığı görülen tebligatı geçerli saymaya olanak bulunmadığı, bu durumda 25.6.1987 vadeli katma değer vergisi borcunun 31.12.1992 tarihinde tahsil zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle bozan Danıştay Onbirinci Dairesinin 3.4.1997 gün ve E:1996/2478, K:1997/1186 sayılı kararının; vergi dairesi müdürlüğü tarafından, alacağın zamanaşımına uğramadığı ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi: Karar düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'un Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden, davacının ortağı ve temsile yetkili olduğu limited şirket adına verilen 1987/Mayıs dönemi katma değer vergisi beyannamesine göre tahakkuk ettirilen verginin ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emri, şirketin diğer ortağı ve temsile yetkili ...'e tebliğ edildiği halde ödemede bulunulmaması ve dava da açılmaması üzerine haciz yoluna başvurulduğu, ancak şirketin adresinde bulunamaması nedeniyle haczin gerçekleştirilemediği, böylelikle alacağın şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanının kalmadığı kabul edilerek, 6183 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca ortak sıfatıyla davacı adına şirketteki hissesi oranında dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafından, söz konusu alacağın tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emrine ilişkin tebligatın geçerli olmadığı, zira tebligatı alan ...'ın tebliğ tarihi itibarıyla cezaevinde olduğu, bu nedenle tahsil zamanaşımı bulunduğu ileri sürülmekteyse de, karar düzeltme dilekçesi ekinde ibraz edilen tebliğ alındısından, aynı ödeme emrinin 2.11.1989 tarihinde davacıya da tebliğ edildiği anlaşıldığından, alacağın vade tarihi dikkate alındığında olayda zamanaşımı bulunmadığı görülmektedir. Diğer taraftan, davacının aynı zamanda şirket temsilcisi olması dolayısıyla Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi hükmü uyarınca sorumluluğu sa...