Gerçek bedeli bilinmeyen veya doğru olarak tespit edilemeyen bir malın emsal bedeli ile değerleneceği hk.
11. Daire 1997/3228 E. , 1999/1064 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBİRİNCİ DAİRE Esas No: 1997/3228 Karar No: 1999/1064 Temyiz İsteminde Bulunan: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ... İstemin Özeti: Kat karşılığı inşaat yapan davacının 1991 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu kendi adına fatura ederek işletmeden çektiği 13 adet dükkan için inşaat birim maliyetleri esas alınarak yapılan değerleme sonucu bulunan matrah farkı üzerinden adına aynı yılın Nisan dönemi için re'sen kaçakçılık cezalı katma değer vergisi salınmıştır. ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; olayda, inceleme elemanınca, işletmeden çekilen 13 adet dükkan için inşaat maliyetleri esas alınarak belirlenen bedelin emsal bedel olduğu, ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 267 nci maddesi uyarınca emsal bedelin, sıra ile ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve takdir esaslarına göre belli edileceği, ilk ikisinin sabit kıymetlerle ilgisi olmadığı, sabit kıymetlerde emsal bedelin tespitinde takdir esasının uygulanması gerektiği, takdir esasında bu yetkinin münhasıran takdir komisyonlarına ait olması nedeniyle emsal bedel takdir etme yetkisi olmayan inceleme elemanınca belirlenen emsal bedel üzerinden yapılan tarhiyatın yerinde olmadığı gerekçesiyle terkin etmiştir. Vergi dairesi müdürlüğü, inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatın yasal olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: İleri sürülen bozma nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan, vergi mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince gereği görüşüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 267. maddesinde, emsal bedeli, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tesbit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olarak tanımlandığı, emsal bedelinin de sıra ile aşağıdaki esaslara göre tayin edileceğinin düzenlendiği, buna göre birinci sırada (ortalama fiyat esası) aynı cins ve nevideki mallardan sıra ile değerlemenin yapılacağı ayda veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa emsal bedeli bu satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan ortalama satış fiyatı ile hesaplanacağı, bu esasın uygulanması için, aylık satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her bir malın miktarına nazaran %25' ten az olmamasının şart olduğu, ikinci sırada (maliyet b...