Takvim yılı aşıldığı halde alış belgelerini yevmiye defterine kaydetmediği saptanan yükümlünün katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanamayacağı hk.
Danıştay 11. Daire E. 1996/4535 K. 1997/3051 T. 25.9.1997 ALIŞ BELGELERİNİN DEFTERLERE KAYDI KATMA DEĞER VERGİSİ İNDİRİMİ TAKVİM YILI AŞILDIĞI HALDE ALIŞ BELGELERİNİ YEVMİYE DEFTERİNE KAYDETMEDİĞİ SAPTANAN YÜKÜMLÜNÜN KATMA DEĞER VERGİSİ İNDİRİMİ HAKKINDAN YARARLANAMAYACAĞI HK. 3065/md. 29 , 34 , 54 213/md. 219 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar: 1- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2- ... İstemin Özeti : 1991 yılına ait işlemlerinin incelenmesi sonucu yevmiye defterinin yıl içinde bittiği, yeni defterin tasdik ettirilmediği ve aynı yılın Kasım, Aralık dönemlerinde yevmiye defterine hiç bir kayıt yapılmadığının saptanması üzerine, adı geçen dönemlerde yapılan katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek yükümlü adına aynı dönemler için kaçakçılık cezalı katma değer vergisi salınmıştır. ... Vergi Mahkemesi 29.2.1996 gün ve E:1995/525, K:1996/55 sayılı kararıyla; olayda belirtilen tarihlerde yevmiye defteri tutulmadığının tartışmasız olduğu, bu durumda söz konusu dönemlere ait katma değer vergisi indirimlerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29. ve 34. maddelerinde yapılan açıklamalar karşısında kabul edilmesinin mümkün olmadığı, kayıtların muhasebe fişleri, bordro gibi belgelere işlenmesinin deftere işlenme hükmünde olduğu yolundaki davacı iddiasının dayanağını oluşturan 213 sayılı Yasanın 219. maddesinde işlemlerin defterlere işlenme zamanı düzenlendiğinden konuyla ilgisi bulunmadığı, bu nedenle yapılan tarhiyatta isabetsizlik görülmediği, cezaya gelince; matrah farkının defter ve belgelerden tespit edilmiş olması ve bu saptamanın her zaman mümkün olması nedeniyle yükümlüye kaçakçılık suçu izafe edilemeyeceğinden kesilen kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesi icabettiği gerekçesiyle salınan katma değer vergisini kusur cezalı olarak onamıştır. Davalı idarece, olayda, yükümlünün kasten vergi zıyaına neden olduğu, bu nedenle kesilen kaçakçılık cezasında yasal isabetsizlik olmadığı, yükümlü tarafından ise yapılan tarhiyatın haksız olduğu ileri sürülerek kararın taraflarca bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Yükümlü tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idarece yükümlü temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: İleri sürülen bozma nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, taraflar temyiz istemlerinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan, vergi mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, taraflar temyiz istemlerinin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sa...