Kendi adına açılan banka kredisini aynı holdinge bağlı diğer bir şirkete hiçbir menfaat olmaksızın kullandıran yükümlü şirketin bu işleminin finansman temini hizmeti olarak nitelendirilemeyeceği hk.
Danıştay 11. Daire E. 1995/1377 K. 1995/1232 T. 24.4.1995 HOLDİNG ŞİRKETİNİN KULLANDIĞI KREDİYİ GRUP ŞİRKETLERE AKTARIMI FİNANSMAN TEMİNİ HİZMETİ KENDİ ADINA AÇILAN BANKA KREDİSİNİ AYNI HOLDİNGE BAĞLI DİĞER BİR ŞİRKETE HİÇBİR MENFAAT OLMAKSIZIN KULLANDIRAN YÜKÜMLÜ ŞİRKETİN BU İŞLEMİNİN FİNANSMAN TEMİNİ HİZMETİ OLARAK NİTELENDİRİLEMEYECEĞİ HK. 3065/md. 1 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İnşaat ve Mühendislik A.Ş. Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Yükümlü şirketin cari hesap yoluyla bir başka firmaya kaynak temin ederek finansman hizmeti yaptığı, bunun için fatura düzenlemediği ve katma değer vergisi hesaplamadığının tespit edilmesi üzerine 1990 yılı Aralık dönemine ilişkin olarak katma değer vergisi salınmış, kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi 5.10.1992 gün ve E:1992/197; K:1992/1091 sayılı kararıyla; olayda, yükümlü şirketin kendi adına açılmış bulunan banka kredisini ... Holding'e bağlı ... Makina ve Montaj Sanayi A.Ş.'ne kullandırdığı ve banka tarafından adına tahakkuk ettirilen faiz ve masraflara hiç bir şey ilave etmeden adı geçen şirkete dekont ettiği, bu durumda yükümlü şirketin kendi adına aldığı banka kredisini hiç bir menfaat sağlamaksızın kullandırdığı ve dekont edilen tutarın da bankadan alınan kredi nedeniyle tahakkuk eden faiz tutarından oluştuğunun anlaşıldığı, aksi yönde de bir iddia ileri sürülmediğine göre şirket adına alınan kredinin işbirliği yapılan şirkete verilmesi işleminin finansman temini hizmeti niteliğinde kabul edilemeyeceği gerekçesiyle yapılan tarhiyatı kaldırmıştır. Davalı idarece, inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatın yasal olduğu ve onanması gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerekeceği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle temyiz isteminin reddine, ... Vergi Mahkemesinin 5.10.1992 gün ve E:1992/197, K:1992/1091 sayılı kararının onanmasına, 24.4.1995 gününde oyçokluğu ile karar verildi. AYRIŞIK OY: 3065 sayılı Katma Değer Vergi...