Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalıdan 18.09.2017 tarihinde işletmesinde çalıştırdığı araç için 580,01 TL değerinde .... vites kulesi parçası satın aldığını, 6502 S.K. göre parçanın teslimat tarihinden itibaren 14 gün olan cayma süresi içinde cayma hakkını kullanmak için davalı tarafa noter aracılığıyla 25.09.2017 tarihinde cayma talebinin iletildiğini, davalının 28.09.2017 tarihinde ihtarnameyi tebliğ almasına rağmen 10 gün içinde satış bedelini iade etmediğini, satışa konu vites kulesini de iade almadığını belirterek, davacı müvekkilinin cayma hakkını kullanmasına, davalıdan satın almış olduğu vites kulesinin davacı tarafından davalıya iadesine, davacının davalıya ödemiş olduğu 580,01 TL satış bedelinin...
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1147 Esas KARAR NO : 2019/245
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2018 KARAR TARİHİ : 11/03/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalıdan 18.09.2017 tarihinde işletmesinde çalıştırdığı araç için 580,01 TL değerinde .... vites kulesi parçası satın aldığını, 6502 S.K. göre parçanın teslimat tarihinden itibaren 14 gün olan cayma süresi içinde cayma hakkını kullanmak için davalı tarafa noter aracılığıyla 25.09.2017 tarihinde cayma talebinin iletildiğini, davalının 28.09.2017 tarihinde ihtarnameyi tebliğ almasına rağmen 10 gün içinde satış bedelini iade etmediğini, satışa konu vites kulesini de iade almadığını belirterek, davacı müvekkilinin cayma hakkını kullanmasına, davalıdan satın almış olduğu vites kulesinin davacı tarafından davalıya iadesine, davacının davalıya ödemiş olduğu 580,01 TL satış bedelinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmeine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını 6502 sayılı kanuna dayandırdığını bu kanundan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu bu nedenle davanın görevsizlikten reddi gerektiğini, davacı tüzel kişiliğin tacir olduğunu, tüzel kişi tacirin tüm işlerinin ticari iş sayıldığını, davacının tüketici sayılmasının mümkün olmadığını, bu sebeple hakkında tüketici kanununun uygulanması ve tüketiciye tanınan haklardan yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının cayma hakkının bulunmadığını, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabilmesi için satıcının maldaki ayıptan dolayı bir sorumluluğunun bulunması gerektiğini, davacının böyle bir iddiası bulunmadığı gibi herhangi bir delili de olmadığını, davacının haksız olarak sözleşmeden döndüğünü, davacının tacir olması ve hakkında tüketici kanunun uygulanamayacak olması sebebiyle cayma hakkı bulunmadığını, bir an için davacının cayma hakkının varlığının kabulü halinde dahi davacının malı 14 gün içinde satıcıya iade etmediğinden cayma hakkını kullanımından vazgeçmiş sayılacağını, cayma hakkını kullanan tüketicinin, sözleşme konusu malı, cayma hakkını kullandığı tarihden itibaren 14 gün içinde satıcıya iade etmekle yükümlü olduğunu, aksi halde tüketicinin cayma hakkını kullanmamış sayılacağını, davacının ihtarnamesinde müvekkilinin satışa konu vites kulesini iade almadığını iddia etmişse de vites kulesini müvekkiline göndermediğini, vites kutusunun gönderildiğine ve müvekkili tarafından alınmadığına dair bir delil de sunulamadığını, bu sebeple davacının cayma hakkını kullanımından vazgeçmiş olduğunu belirterek, davacının haksız ...