Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Danıştay/E. 2009/5891 · K. 2009/7313
DanıştayDanıştay 10. Daire Kararları

Esas No:2009/5891 Karar No:2009/7313

E. 2009/5891K. 2009/73131 Temmuz 2009
dava açma süresi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Otuz günlük dava açma süresi içerisinde açıldığı anlaşılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden; davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı hakkında.

Karar Metni

Danıştay 10. Daire E. 2009/5891 K. 2009/7313 T. 1.7.2009 DAVA AÇMA SÜRESİ OTUZ GÜNLÜK DAVA AÇMA SÜRESİ İÇERİSİNDE AÇILDIĞI ANLAŞILAN DAVANIN SÜRESİNDE OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKTİĞİNDEN; DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİ YOLUNDA VERİLEN İDARE MAHKEMESİ KARARINDA HUKUKİ İSABET BULUNMADIĞI HAKKINDA. 2577/md. 7 , 9 2709/md. 11 , 40 İstemin Özeti : ?. . İdare Mahkemesinin 26.12.2008 tarih ve E:2008/1430, K:2008/1832 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi :Adli yargı mercilerince verilen kararlardaki yükümlülüklerini yerine getirerek, davanın idare mahkemesinde bakılmaya devam edilmesi iradesini ortaya koyan davacının açtığı bu davada, 2577 sayılı Yasanın 9. maddesinde öngörülen otuz günlük dava açma süresinin başlangıcı olarak, dosyanın esas kaydının kapatılarak ?. Sulh Ceza Mahkemesine iade edilmesi yolundaki .... İdare Mahkemesi kararının davacıya tebliğ edildiği 2.9.2008 tarihinin esas alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, 2.9.2008 tarihinden itibaren 2577 sayılı Yasanın 9. maddesinde öngörülen otuz günlük dava açma süresi içerisinde, 24.9.2008 tarihinde açıldığı anlaşılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden; davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?. Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince; dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü: Dava; 506 sayılı Yasanın 140. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin 13.2.2008 tarih ve 16714 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. .... İdare Mahkemesince; davacının, hakkında verilen idari para cezasının iptali istemiyle görevsiz yargı yerinde açtığı dava sonucu verilen görevsizlik kararı üzerine, bu kararın kaldırılması istemiyle başvurduğu?. . Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair kararı ile görevsizlik kararının kesinleştiği; bu kararın tebliğ edildiği 29.5.2008 tarihinden itibaren 2577 sayılı Yasanın 9. maddesinde öngörülen otuz günlük süre içerisinde görevli yargı yeri olan idare mahkemesinde dava açılması gerekirken, bu süreden çok sonra 24.9.2008 tarihinde dava açıldığı; ayrıca, 2577 sayılı Yasada yer almayan usuller uyg...

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 3. Daire Kararları

E. 2009/3162 · K. 2010/4227

23 Aralık 2010

DanıştayDanıştay 10. Daire Kararları

E. 2006/5568 · K. 2007/335

13 Şubat 2007

DanıştayDanıştay 10. Daire Kararları

E. 2009/3724 · K. 2010/4046

28 Nisan 2010

DanıştayDanıştay 10. Daire Kararları

E. 2003/6202 · K. 2006/864

7 Şubat 2006

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 1999/2242 · K. 2001/660

27 Şubat 2001

DanıştayDanıştay 5. Daire Kararları

E. 2003/5993 · K. 2004/2832

11 Haziran 2004