İhbarnamelerin davacı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği kabul edilmekle, davanın bu tarihi takip eden otuz günlük dava açma süresi bittikten sonra açılması nedeniyle süreaşımı yönünden reddi gerektiği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2009/3162 K. 2010/4227 T. 23.12.2010 USULÜNE UYGUN TEBLİGAT DAVA AÇMA SÜRESİ ZAMANAŞIMI İHBARNAMELERİN DAVACI ŞİRKETE USULÜNE UYGUN OLARAK TEBLİĞ EDİLDİĞİ KABUL EDİLMEKLE, DAVANIN BU TARİHİ TAKİP EDEN OTUZ GÜNLÜK DAVA AÇMA SÜRESİ BİTTİKTEN SONRA AÇILMASI NEDENİYLE SÜREAŞIMI YÖNÜNDEN REDDİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 2577/md. 15 İstemin Özeti: Davacı şirket adına, 2004 yılının Nisan dönemine ilişkin olarak re'sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine karşı açılan davayı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, olayda ihbarnamelerin 03.11.2008 tarihinde davacı firmanın işyerinde tebliğ edildiği, tebliğ edilen şahsın daha önce davacı şirkette çalışmakta iken anılan tarihten önce iş akdi feshedilen işçi olduğu, şirket tarafından tarhiyatın 16.12.2008 tarihinde öğrenildiği ileri sürülerek 18.12.2008 gününde kayda giren dilekçe ile davanın açıldığı, tebligatın davacı firmanın bilinen işyeri adresinde yapıldığının açık ve ihtilafsız olduğu, tebligatın yapıldığı esnada işyerinde bulunan ve tebliğ evrakını teslim alan işçinin, davacı şirketin müstahdemi olarak kabulünün normal ve mutad olan duruma uygun olduğu, dolayısıyla dava konusu ihbarnamelerin davacı şirkete 03.11.2008 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin kabulü gerektiği ve davanın bu tarihi takip eden otuz günlük dava açma süresi bittikten sonra 18.12.2008 tarihinde açılması nedeniyle süresinde olmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süreaşımı yönünden reddeden Vergi Mahkemesinin kararının; tebligatın şirketin yetkili temsilcisine yapılmadığı, bu nedenle şirketin dilekçede belirttiği öğrenme tarihi dikkate alındığında davanın süresinde açıldığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, Temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 23.12.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere, kendisine tebligat yapılacak kimselerin bulunmaması halinde ise ikametgah adresinde bulunanlara veya işyerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birisine yapılacağı hükme bağlanmıştır. Yasa hükmü her ne kadar ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müstahdemlerden birisine tebligat yapılabileceğini öngörmüş ise de, bu şekilde tebligat yapabilmek için kendisine tebligat yapılacak asıl muhatabın bulunamamış olması gerekmektedir. Olayda ise yükümlü şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin, şirketin i...