Tazminat isteminin, adalet teşkilatının örgütlenmesindeki aksaklıklar sonucunda oluşan gecikmenin hizmet kusuru olduğu iddiasına dayandırıldığı davalarda, davanın yargılama faaliyeti ile ilgisi bulunmadığı; bu itibarla, bu tür davalarda, uyuşmazlığın 2992 sayılı yasa ile adalet bakanlığı'na verilen adalet hizmetinin yerine getirilmesinde hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı yönünde bir araştırma yapılarak çözümlenmesi gerektiği hakkında.
10. Daire 2007/5816 E. , 2009/8220 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2007/5816 Karar No: 2009/8220 Temyiz Eden (Davacı) : … Vekili : … Karşı Taraf (Davalı) : Adalet Bakanlığı - ANKARA İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargı görevli olduğundan, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuki isabet görülmemektedir. Bu nedenle, temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava; davacının 24.7.1988 tarihinde karşı tarafın tam kusurlu olduğu trafik kazası sonucu eşinin ve kızının vefat etmesi üzerine, karşı taraf aleyhine adli yargı yerinde açtığı tazminat davasının geç sonuçlanmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğradığını ileri sürdüğü 50.000-TL zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesince; yargılama sürecine katkıda bulunan işlemler nedeniyle Devletin sorumluluğunun kabul edildiği durumlarda, bu sorumluluğun denetiminin de aynı yargı düzeni içinde yapılması gerektiği; bakılan davada, davacı tarafından yargılamanın geç sonuçlanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın yargısal işlemlerden kaynaklanması ve idarenin sorumluluğunu doğuracak yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, bu uyuşmazlığın çözümünde, tazminat istemine konu olan işlemleri yapan mahkemenin dahil olduğu adli yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 2992 sayılı, Adalet Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (a) bendinde, kanunlarda kurulması öngörülen mahkemeleri açmak ve teşkilatlandırmak; (h) bendinde, Adalet hizmetleriyle ilgili konularda, gerekli araştırmalar ve hukuki düzenlemeleri yapmak, görüş bildirmek Adalet Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmıştır. Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin, kamu hizmetinin kurulması veya yürütülmesinden doğan zararlardan sorumlu tutulmasını...