Boğulma olayının meydana geldiği sulama kanalının güney sahilinin tel örgüsüz bırakılması nedeniyle hem tesis sahibinin, hem de tesisi işletenin kusurunun bulunduğu anlaşılmakla, davacıların uğradığı zararın tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesinde hesaplanan zararın talep edilenden fazla olması nedeniyle taleple bağlı kalındığından, maddi ve manevi tazminat isteminin kabulü gerektiği hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2007/579 K. 2009/65 T. 22.1.2009 BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ TAZMİNAT TALEBİ BOĞULMA OLAYININ MEYDANA GELDİĞİ SULAMA KANALININ GÜNEY SAHİLİNİN TEL ÖRGÜSÜZ BIRAKILMASI NEDENİYLE HEM TESİS SAHİBİNİN, HEM DE TESİSİ İŞLETENİN KUSURUNUN BULUNDUĞU ANLAŞILMAKLA, DAVACILARIN UĞRADIĞI ZARARIN TESPİTİ AMACIYLA YAPTIRILAN BİLİRKİŞİ İNCELEMESİNDE HESAPLANAN ZARARIN TALEP EDİLENDEN FAZLA OLMASI NEDENİYLE TALEPLE BAĞLI KALINDIĞINDAN, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİNİN KABULÜ GEREKTİĞİ HAKKINDA. İstemin Özeti: Davacıların oğlunun, ? İli, ?. İlçesinde bulunan mülkiyeti Devlet Su İşleri'ne ait olan ve ?.Sahil Sulama Birliği tarafından işletilen sulama kanalına düşerek boğulması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 2.000 TL maddi, 12.000 TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan dava sonucunda; ?.İdare Mahkemesi'nce, boğulma olayının meydana geldiği sulama kanalının güney sahilinin tel örgüsüz bırakılması nedeniyle hem tesis sahibinin ( D.S.İ ), hem de tesis işleten ?Sahil Sulama Birliği'nin olayda kusurunun bulunduğu, bu hususun iki taraf arasında 16.08.1995 tarihinde imzalanan devir sözleşmesiyle de teyit edildiği, dolayısıyla, kusur oranını belirlemek amacıyla yaptırılan bilirkişi raporundaki kusursuz sorumluluğa dayalı belirmeye itibar edilmediği, öte yandan, davacıların uğradığı zararın tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesinde hesaplanan zararın talep edilenden fazla olması nedeniyle taleple bağlı kalındığı buna göre, 2.000 TL maddi ve 12.000 TL manevi tazminat isteminin kabulüyle ?Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açma tarihi olan 28.07.2003 tarihinde itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Davalı idareler tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan mahkeme kararının temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?. Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. bölümünde, maddi tazminatın ?Davalı idarece? davacılara ödenmesine ifadesine yer verilmiş olmakla birlikte, manevi tazminat gibi maddi tazminatın davalı konumundaki idarelerce ödeneceği açıktır. Temyizen incelenen karar, usul ve huk...