Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalının müvekkili firmayı kötülemek, karalamak için sosyal medyada geniş bir kitleye yanlış, yanıltıcı bilgiler vererek, müvekkilinin ticari itibarı ve ürünlerini kötüleyen söz ve eylemler içinde olduğunu, "..." ibaresine yer verdiklerini, bu suçlamalar kapsamında yasal işlem başlatmadığını, sosyal medyadan karalama çalışmaları yürüttüğünü, gerçek dışı beyanlarla, müvekkili firmayı dolayısıyla hizmet ve ürünlerini kötüleme yolunu seçerek müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattıklarını, davalıların, yazılı ve sosyal medyada, paylaşım sitelerinde, müvekkili firma ve ürünlerini, hizmetlerini kötülemek, müşterileri nezdinde kötü izlenim oluşturmak, müvekkili firmaya ait müşteri ve fiyat listeleri, sözleşme tarihleri vb ticari sır niteliğindeki...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2012/326 Esas KARAR NO : 2019/892
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 30/11/2012 KARAR TARİHİ : 10/10/2019
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalının müvekkili firmayı kötülemek, karalamak için sosyal medyada geniş bir kitleye yanlış, yanıltıcı bilgiler vererek, müvekkilinin ticari itibarı ve ürünlerini kötüleyen söz ve eylemler içinde olduğunu, "..." ibaresine yer verdiklerini, bu suçlamalar kapsamında yasal işlem başlatmadığını, sosyal medyadan karalama çalışmaları yürüttüğünü, gerçek dışı beyanlarla, müvekkili firmayı dolayısıyla hizmet ve ürünlerini kötüleme yolunu seçerek müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattıklarını, davalıların, yazılı ve sosyal medyada, paylaşım sitelerinde, müvekkili firma ve ürünlerini, hizmetlerini kötülemek, müşterileri nezdinde kötü izlenim oluşturmak, müvekkili firmaya ait müşteri ve fiyat listeleri, sözleşme tarihleri vb ticari sır niteliğindeki bilgileri ele geçirip bunları haksız rekabet etmede, fiyat düşürmede ve yıkıcı fiyat politikası uygulamada araç olarak kullandıklarını, buna ilişkin listeleri aldığı kişiler ve bu yöndeki eylemler konusunda tanıkları bulunduğunu, davalıların haksız rekabet oluşturan söz ve eylemleri bunlarla sınırlı olmadığını, bunlardan bir diğer önemli haksız ve hukuka aykırı eylemin de, müvekkili firmanın yurt dışında bulunan Uluslararası Kuruluşa yaptığı üyelik başvurusunun reddedilmesi için, hakkında yanlış ve gerçek olmayan bilgiler verdiklerini, bunun sonucu olarak müvekkilinin üyelik başvurusunun uzun süre askıda tutulduğunu ve iddiaların gerçek olmadığının anlaşılması üzerine yakın zamanda üyeliğinin kabul edildiğini, aynı eylemin farklı kişilerce islenmesi nedeni ile BK 61. maddesi gereğince davanın müteselsilen açıldığını, anılan söz ve eylemlerin, davalı şirket ve onu temsilen gerçek şahıs tarafından ve aynı eylemle işlendiğini, BK 61 maddesi gereğince her iki davalı arasında müteselsil sorumluluk ilişkisi oluştuğunu, davanın her iki davalıya karşı müteselsilen açılması zorunda kalındığını, anılan söz ve eylemlerin, TTK nun 54 ve devamı maddelerince hukuki yaptırıma bağlanan söz ve eylemler olduğunu, davalıların bu eylemleri sonucu, ... Ünüversitesi, ... Kongre, ... vb bazı kurum ve kuruluşların artık müvekkili ile çalışmayacaklarını söylediklerini ayrıca bu haksız eylem ve beyanlar sonucu, ..., ..., ..., ..., ..., ... (... ajansı), ... (... Ajansı), ... İletişim ( ... ajansı) ... (... Ajansı ) ... (... ajansı) gibi, birden çok kişi ve şirketlere halkla ilişkiler konusunda danışmanlık ve hizmet veren kuruluşlar nezdinde olumsuzluğa hatta müvekkili firmadan bu gerçek dışı yayınlar konusunda bilgi istenilmesine neden olduğunu, bu durumun potansiyel müşteri ilişkisini olumsuz etkileyeceğini, maddi kayba neden olduğunu ve olacağını, davalılardan, müteselsilen ve fazlaya ilişkin kısmın saklı kalması kaydıyla, şimdilik 30.0...