Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen 23/08/2010 tarihli dava dilekçesinde, 14/11/2009 günü davalıya işyeri poliçesiyle sigortalı olan fabrikada yangın çıktığını, yangın hasarı sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline bir kısım hasar bedelinin ödendiğini, ancak ödenen hasar bedelinin müvekkili şirketin hasarını karşılamadığını, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen iş yeri poliçesinin 300.000.-TL bina, 425.000-TL emtia, 275.000-TL makine olmak üzere toplam 1.000 000.-TL teminat sağladığını, bu nedenle davalı sigorta şirketinin müvekkili şirkete karşı sorumluluğunun 700.000.-TLsı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklandığını, her iki tarafın tacir olması sebebiyle avans faizi talep edildiğini bildirerek, fazlaya ait ve munzam zarardan...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/201 Esas KARAR NO : 2019/1189
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 23/08/2010 KARAR TARİHİ : 21/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen 23/08/2010 tarihli dava dilekçesinde, 14/11/2009 günü davalıya işyeri poliçesiyle sigortalı olan fabrikada yangın çıktığını, yangın hasarı sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline bir kısım hasar bedelinin ödendiğini, ancak ödenen hasar bedelinin müvekkili şirketin hasarını karşılamadığını, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen iş yeri poliçesinin 300.000.-TL bina, 425.000-TL emtia, 275.000-TL makine olmak üzere toplam 1.000 000.-TL teminat sağladığını, bu nedenle davalı sigorta şirketinin müvekkili şirkete karşı sorumluluğunun 700.000.-TLsı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklandığını, her iki tarafın tacir olması sebebiyle avans faizi talep edildiğini bildirerek, fazlaya ait ve munzam zarardan kaynaklanan alacaklar saklı kalmak kaydı ile 10.000,-TLnin temerrüt tarihi olan 16/12/2009dan itibaren avans faizi ile ile birlikte davalıdan poliçe teminatıyla sorumlu olmak kaydı ile tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, davalı vekili vermiş olduğu 15/09/2010 havale tarihli cevap dilekçesinde; yetki itirazlarının bulunduğunu, esas yönünden ise davacı talebinin ve olaya yaklaşımının yerinde yapılan tespitlerle ve ortaya çıkan bilançoyla hiçbir şekilde uyumlu olmadığını, olaydan sonra yapılan ekspertiz incelemesi nasıl bir tablo ortaya koymuşsa, müvekkilinin bunun gereğini yerine getirdiğini ve davacının bu ödemelere karşılık kayıtsız, koşulsuz, tam ve kesin ibra verdiğini, davacının davayı açmasının vermiş olduğu ibranameye aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın poliçede yazılı rakamları, gerçek durumda mukayese etmeksizin ödenmesi gereken tutarlar gibi kabul etmeye ve ettirmeye çalıştığını, bu yaklaşımın sigorta uygulamalarına, tekniğine ve olay yerinde tespit edilen somut duruma uymadığını, davacı tarafın somut durum ile poliçede yer alan tutarlar arasındaki farkı kendileri bakımından tahsil edilmesi gereken bir hak olarak mütalaa ettiğini ve bunun dışındaki her türlü mülahazayı ve sigorta hukukunda sigorta olarak tanımlanan durumu yok saydığını, müvekkili sigorta şirketinin bağımsız ekspertiz çalışması neticesinde belirlenen hasar kalemlerini sigortalısına ve kiracısı olduğu mal sahibine layıkıyla ödemiş ve yapılan bu ödemeler sonucunda tam, kayıtsız, şartsız ibraname alarak dosyayı sonuçlandırdığını, bunun dışındaki taleplerin ise gerçek durumla uyumlu olmayan haksız, dayanaksız ve kabul edilmez talepler olduğunu, sadece poliçede tespit edilen somut zarar tutarının üzerinde rakamlar yer aldığı için istemde bulunulmasının haklılığının bulunmadığını bildirerek, yetki itirazlarının kabulüne, açılan davanın reddine karar veril...