Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin reklam ve tanıtım hizmeti alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ile imzalanan 10.04.2011 başlangıç tarihli 1 yıl süreli sözleşme kapsamında davalıya reklam hizmeti verdiğini, hizmet karşılığında davalı adına kesilen 16.301,41 TL tutarlı 3 adet fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalının takipteki asıl alacağın % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, müvekkil şirkete yaptığı işlerin bedeli olan 30.04.2011 tarihli 3.144,70 TL ve 02.05.2011 tarihli 4.997,30 TL bedelli fatura bedellerinin davacıya ödendiğini,...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARIDIR ESAS NO : 2016/263 KARAR NO : 2018/695 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/05/2012 KARAR TARİHİ : 22/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin reklam ve tanıtım hizmeti alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ile imzalanan 10.04.2011 başlangıç tarihli 1 yıl süreli sözleşme kapsamında davalıya reklam hizmeti verdiğini, hizmet karşılığında davalı adına kesilen 16.301,41 TL tutarlı 3 adet fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalının takipteki asıl alacağın % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, müvekkil şirkete yaptığı işlerin bedeli olan 30.04.2011 tarihli 3.144,70 TL ve 02.05.2011 tarihli 4.997,30 TL bedelli fatura bedellerinin davacıya ödendiğini, müvekkil şirketin ticari defterlerinde davacının başkaca bir alacağının bulunmadığını, icraya konu faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davacının müvekkiline verdiği hizmetin kendisinden talep edildiğine dair yazılı bir belge sunmadığını, bu kapsamda sözleşmenin tek başına yeterli olmadığını, davacının müvekkili şirketten yaptığını iddia ettiği işlerin talep ve hizmet bedeli için onay alındığına dair hiç bir delil sunmadığını, davacı tarafça başlatılan takibin haksız olduğunu savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine alacağın % 40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkememizce 26/12/2013 tarihinde iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu faturalar sözleşme tarihleri içinde kesilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesine göre; müşteri hangi hizmeti istediğini ajansa sözlü ve yazılı olarak bildirmekle, ajans gerekli çalışmaları yaptıktan sonra yine müşterinin onayına sunmakla ve müşteriden bir ön onay aldıktan sonra işin maliyeti konusunda tekrar son bir yazılı onay almakla yükümlüdür. Davalının böyle bir onayı ve yapılan reklamlardan haberinin dahi olmadığı, davacının bu yönde delil ibraz etmediği gözetildiğinde, sözleşme kapsamında davalının yapılan harcamalardan sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay ...HD.nun ... esas, ... karar ve 16/09/2015 tarihli ilamı ile "İcra takibine konu 3 adet faturadan ikisi olan 31.05.2011 tarih ve... nolu 6.519,21 TL bedelli ve 17.05.2011 tarih ve 803586 nolu 5.062,20 TL bedelli faturalar ajans komisyonu ile gazete ilan bedeline ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 9 ve 10. maddelerine göre fatura edilen hizmetlerin müşteri tarafından yazılı onayının alınmış olması gerekmektedir. Davacı tarafça bu onay alındığı ispat edilmediğinden iki fatura yönünden mahk...