Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu ... nolu "... şekil" ve ... nolu "..." ibareli markalara ilişkin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti , durdurulması, önlenmesi, ... ibareli siteye erişimin engellenmesini ve tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; Yargıtay Kararı nazara alındığında, Müvekkil Firmanın bahse konu ibareyi kod mahiyetinde alt marka olarak kullandığı, zira bahse konu ibare davacının tescil ettirmiş olduğu emtialar nazara alındığında tanımlayıcı bir ibare olup, ayrıca Müvekkil kullanımlarının yer aldığı emtialar açısından ise davacının tescili bulunmadığı, müvekkil ihtarından sonra yapılan başvuru kötü niyetle yapılmış olup, iş bu yargılamada dikkate...
T.C. İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/30 Esas KARAR NO : 2019/353
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2018 KARAR TARİHİ : 26/09/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu ... nolu "... şekil" ve ... nolu "..." ibareli markalara ilişkin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti , durdurulması, önlenmesi, ... ibareli siteye erişimin engellenmesini ve tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; Yargıtay Kararı nazara alındığında, Müvekkil Firmanın bahse konu ibareyi kod mahiyetinde alt marka olarak kullandığı, zira bahse konu ibare davacının tescil ettirmiş olduğu emtialar nazara alındığında tanımlayıcı bir ibare olup, ayrıca Müvekkil kullanımlarının yer aldığı emtialar açısından ise davacının tescili bulunmadığı, müvekkil ihtarından sonra yapılan başvuru kötü niyetle yapılmış olup, iş bu yargılamada dikkate alınamayacağı, davacı tescili bulunmayan emtialar ile iş bu davayı ikame etme imkanının mevcut olmadığını bilmesine karşın, yeni bir tescil almak suretiyle iş bu davayı ikame etmesi davacının kötüniyetini gösterdiğini, bahse konu ibare açısından Müvekkil kullanımlarının mevcut olduğu alanda davacıya nazaran Müvekkil gerçek hak sahibi olduğunu, zira davacı tarafça, müvekkilin anılan markayı kullandığı ürün bakımından markasal bir kullanım gerçekleştirilmediğini, müvekkilin kullanımları ve davacının faaliyet gösterdiği alan ve markanın tescilli olduğu sınıflar nazara alındığında davacının iddiasının aksine iltibas veyahut tecavüze sebebiyet vermediği, müvekkilinin markasının 9 yıldır kullandığını, 2018/562 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını savunarak davanın reddini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Mahkememizin 26/09/2019 tarihli oturumunda, Mahkememizin 2019/30 esas sayılı dava dosyası ile istanbul 1 nolu FSHHM'nin 2018/562 esas nolu dava dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması,biri hakkında verilecek hükmün diğer dava dosyasınıda etkileyecek olması nedeniyle HMK 166/1 MADDE GEREĞİNCE her iki dava dosyasının birleştirilmesine, Mahkememizin 2019/30 esas sayılı dava dosyasının esasının kapatılarak,yargılamaya birleşme kararı verilen İstanbul 1 nolu fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin 2018/562 esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine,karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Mahkememizin 2018/562 esas sayılı dava dosyası ile İstanbul 1 nolu FSHHM'nin 2019/30 esas nolu dava dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması,biri hakkında verilecek hükmün diğer dava dosyasınıda etkileyecek olması nedeniyle HMK 166/1 MADDE GEREĞİNCE her iki dava dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, Mahkememizin 2019/30 esas sayılı dava dosyasının esasının...