KENTSEL GELİŞİM VE DÖNÜŞÜM PROJESİ KAPSAMINDA BAŞLATILACAK OLAN UYGULAMAYA İLİŞKİN OLARAK PROJEDEKİ YÜKÜMLÜLÜKLERİN YERİNE GETİRİLMESİ İÇİN HAK SAHİPLERİ İLE YAPILACAK PROTOKOL, SÖZLEŞME, TRAMPA, TAAHHÜTNAME GİBİ UYGULAMAYA YÖNELİK USUL VE ESASLARIN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN MAMAK BELEDİYE MECLİSİNİN KARARI İLE BU KARARIN ONANMASINA İLİŞKİN ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİNİN KARARININ İPTALİ İSTEMİYLE AÇILAN DAVADA, ALTINCI DAİRENİN GÖREVLİ OLDUĞU HAKKINDA.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2017/84 E. , 2021/4046 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2017/84 Karar No : 2021/4046
DAVACI : … VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurulu / … VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Usulüne uygun disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, Kanun Hükmünde Kararname'ye dayanılarak meslekten çıkarma kararı verilemeyeceği, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, cezaların şahsiliği ve kanuniliği ilkesinin, Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 36. maddesinin ihlal edildiği, FETÖ ile irtibat ve iltisakına dair kişiselleştirme yapılmadığı ve somut isnatta bulunulmadığı belirtilerek, meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir. Öte yandan davacı tarafından, bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairemizin 2016/12999 sayılı esasına kayıtlı dava dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğundan bahisle birleştirilmesi talep edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararların amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanunun 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen kararlar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararların hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunu...