ŞİRKETİ MÜNFERİDEN TEMSİLE YETKİLİ ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN ŞİRKETİN VERGİ BORÇLARINDAN DOLAYI ŞAHSİ SORUMLULUĞUNUN DEVAM ETMESİ HAKKINDA
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2016/33311 E. , 2021/69 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2016/33311 Karar No : 2021/69 DAVACI: … DAVALI: … Kurulu VEKİLİ: Av. … DAVANIN KONUSU: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu kararların, disiplin cezası niteliğinde olduğu, usulüne uygun soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edildiği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı ilkesinin dikkate alınmadığı, örgütle irtibatı veya iltisakının olduğu yönünde somut herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, kişiselleştirme yapılmadığı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği, hakkında verilmiş mahkumiyet kararı olmadığı halde meslekten çıkarılmasına karar verilerek masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülerek hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir. Öte yandan davacı tarafından, dava konusu kararların dayanağı olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI: Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararların amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanunun 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararların hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜ...