Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili özetle; müvekkilinin 30.02.2012 tarihinde devir yoluyla kooperatif ortağı olduğunu, devreden kişinin verdiği belgelere göre kooperatiften bir adet villa alması gerektiğini, ancak kendisine 28.07.2016 tarihli kura çekiminde villa değerinin çok altında bir dairenin isabet ettiğini, tapusunun verilmesinden sonra da kooperatiften istifasının istediğini, 21.177,31 TL aidat borcunun olduğu iddiasıyla ortaklıktan ayrılmaya zorlandığını, itirazi kayıtla istenen parayı ödediğini ve villa hakkının verilmemesinden doğan mağduriyetinin giderilmesi hususunda talep bulunduğunu belirtmiş; konutların bulunduğu mahaldeki bir villanın değeri ile müvekkile verilen dairenin değeri arasındaki 10.000 TL tutarındaki farkın, fazlaya ilişkin...
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/888 KARAR NO : 2019/714
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/03/2017 KARAR TARİHİ : 12/07/2019 GER. KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2019 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili özetle; müvekkilinin 30.02.2012 tarihinde devir yoluyla kooperatif ortağı olduğunu, devreden kişinin verdiği belgelere göre kooperatiften bir adet villa alması gerektiğini, ancak kendisine 28.07.2016 tarihli kura çekiminde villa değerinin çok altında bir dairenin isabet ettiğini, tapusunun verilmesinden sonra da kooperatiften istifasının istediğini, 21.177,31 TL aidat borcunun olduğu iddiasıyla ortaklıktan ayrılmaya zorlandığını, itirazi kayıtla istenen parayı ödediğini ve villa hakkının verilmemesinden doğan mağduriyetinin giderilmesi hususunda talep bulunduğunu belirtmiş; konutların bulunduğu mahaldeki bir villanın değeri ile müvekkile verilen dairenin değeri arasındaki 10.000 TL tutarındaki farkın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının bir ortağın devir tarihindeki haklarını devraldığını 12.05.2007 tarihli genel kurul toplantısında Birlik ile .... arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin her ortağa bir konut verilmesi şartıyla kabulüne karar verildiğini, kararların ve bildirimlerin kanuna ve usule uygun olduğunu, davacının ortaklığa kabulünden sonra yapılan genel kurul toplantılarına davet edildiğini, ferdileşme tapusuna itiraz etmediğini, devreden kişinin davacıya eski tarihli bazı belgeleri verdiğini, bunun muhatabının kooperatif olmadığını savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davalı kooperatifin 1994 yılında ...Kooperatifi unvanıyla ve ortakların konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulduğu, 1996 yılındaki anasözleşme değişikliği ile merkezinin .. İli .... İlçesi unvanının ... yapıldığı anlaşılmıştır. Davada ihbar olunan ...'ın ...in ortaklığını devir almak suretiyle 08.12.1999 tarihinde kooperatife ortak olduğu anlaşılmıştır. ...'ın, Ankara .... Noterliğinin 22.12.2011 tarihli, ... numarasıyla, "Kooperatif Hisse Devri Sözleşmesiyle" ortaklığını davacı ... A.Ş. devretmiş ve işlemin yönetim kurulu tarafından 30.04.2012 tarihinde kabul edilmesiyle, davacı şirketin kooperatif ortağı olduğu anlaşılmıştır. İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür. HMK m.190da ispat yükü, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan k...