DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2017 KARAR TARİHİ : 04/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı Banka, Davacı Müvekkilin eşinin kullanacağı 48 ay vadeli bireysel kredinin teminatı olarak Davacıdan 50.000,- TL Teminat yatırmasını talep ettiğini, bunun üzerine Davacının 13/04/2011 tarihinde Davalı Bankanın -------------- Şubesindeki ----------------- IBAN numaralı hesabına 50.000,- TL yatırdığını, daha sonra aynı hesaba 5.000,- TL. daha yatırdığını ve yatırmış olduğu toplam tutarın 55.000,-TL. olduğunu, davacının yatırmış olduğu toplam: 55.000,- TL tutarındaki Mevduatını Altın Hesabında değerlendirilmesini talep ettiğini, ancak davalı banka teoride altın hesabının düşme riski olduğundan bu teklifi kabul etmeyerek...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/188 KARAR NO : 2018/1243
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2017 KARAR TARİHİ : 04/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı Banka, Davacı Müvekkilin eşinin kullanacağı 48 ay vadeli bireysel kredinin teminatı olarak Davacıdan 50.000,- TL Teminat yatırmasını talep ettiğini, bunun üzerine Davacının 13/04/2011 tarihinde Davalı Bankanın -------------- Şubesindeki ----------------- IBAN numaralı hesabına 50.000,- TL yatırdığını, daha sonra aynı hesaba 5.000,- TL. daha yatırdığını ve yatırmış olduğu toplam tutarın 55.000,-TL. olduğunu, davacının yatırmış olduğu toplam: 55.000,- TL tutarındaki Mevduatını Altın Hesabında değerlendirilmesini talep ettiğini, ancak davalı banka teoride altın hesabının düşme riski olduğundan bu teklifi kabul etmeyerek davacının mevduatını vadeli hesap olarak değerlendirebileceklerini belirttiğini, akabinde davacının mevduatını vadeli mevduat gesabı olarak değerlendirilmeye başlandığını, ancak daha sonra altın gram fiyatının yükselmesi üzerine davalı bankanın, davacı müvekkilli ile yaptığı görüşme üzerine hesabı altın hesabına çevirebilecekleri yönünde davacıya beyanda bulunduğunu, ancak, davacı Müvekkilin bu durumu kabul etmediğini, altın hesabı sözleşmesi imzalamadığı halde. davacının bilgisi dışında vadeli hesaptaki mevduatını altın fiyatının en yüksek olduğu 05/09/2011 tarihinde altın hesabına çevrildiğini, söz konusu tutarın müvekkilden kredinin teminatı olarak alındığı için, blokeli olarak tutulduğundan, davacının parası üzerinde tasarruf hakkını kullanamadığını, altın fiyatının en yüksek olduğu dönemde, müvekkillinin talebi olmadan kendisine altın satışı yapıldığını, akabinde altın fiyatı düşünce davacının ana parasında ciddi bir kayıp söz konusu olduğunu, müvekkilinin 5 yıl sonra ancak anaparasını alabildiğini, müvekkilinin, mevduatını davalı bankaya yatırdığı 13/09/2011 tarihinden bu yana mevduatı vadeli hesap olarak kalmış olsa ve bilgisi ve talebi olmadan altın satışı yapılmamış olsa idi, müvekkilinin bugün 55.000,- TL tutarındaki anaparasına işlemiş faizi ile birlikte sahip olacağını, ancak davalı bankanın, altının gramının en yüksek olduğu bir tarihte müvekkilinin talebi ve bilgisi dışında davacıya altın satışı yapması ve akabinde altının gramının düşmesi, müvekkilin mevduatının getirisinden kaynaklanan bir kazanç kaybına ve dolayısıyla hak kaybına uğramasına sebep olduğunu beyan ederek, davalı Banka tarafından müvekkilinin bilgisi ve talebi dışında mevduatı üzerinde yapılan tasarruflar neticesinde davacının uğramış olduğu zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanmasına davacı Müvekkilin mevduatının vadeli mevduat hesabı olarak bankada değerlendirilmesi neticesinde elde edeceği getirisinin, bankaların müşterilerine uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranları ile ...