Mahkememizde görülmekte olan Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in eşi diğer müvekkillerinin annesi ...'in 14.02.2005 tarihinde Adalara gitmek için geldiği ...Vapur İskelesi'nde gemiden gemiye geçtiği sırada iki vapur arasındaki sürme iskelenin sallanması nedeniyle dengesini kaybederek iki vapur arasında kalması sonucu sol bacağının diz altından kesildiğini, sağ ayağının da büyük ölçüde hasar gördüğünü, müvekkillerinin bu olaydan dolayı elem duyduklarını ileri sürerek, müvekkil eş için 30.000,00 TL, diğer müvekkiller için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın 14/02/2005 tarihinde meydana geldiğini, olayın haksız fiil olarak kabul...
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 208/366 Esas KARAR NO: 2019/330
DAVA : Manevi Tazminat DAVA TARİHİ: 26/03/2014 KARAR TARİHİ: 08/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in eşi diğer müvekkillerinin annesi ...'in 14.02.2005 tarihinde Adalara gitmek için geldiği ...Vapur İskelesi'nde gemiden gemiye geçtiği sırada iki vapur arasındaki sürme iskelenin sallanması nedeniyle dengesini kaybederek iki vapur arasında kalması sonucu sol bacağının diz altından kesildiğini, sağ ayağının da büyük ölçüde hasar gördüğünü, müvekkillerinin bu olaydan dolayı elem duyduklarını ileri sürerek, müvekkil eş için 30.000,00 TL, diğer müvekkiller için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın 14/02/2005 tarihinde meydana geldiğini, olayın haksız fiil olarak kabul edilmesi halinde 6098 sayılı Borçlar Kanunu nun 72. Md. Göre ; tazminat istemi zarar görenin zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağının belirtildiğini, olayın 6102 sayılı TTK nun 1320/1 (b) bendinde ifade edilen "geminin işletilmesi ile doğrudan doğruya ilgili olarak karada veya suda meydana gelen can kaybı veya diğer bedensel zararlardan doğan alacaklara'a ilişkin tazminat davası olarak kabul edilmesi halinde , aynı kanunun 1327 md. Göre 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun belirtildiğini, belirterek açıklanan nedenlerle,davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, haksız ve yasal mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkememizce 09/02/2015 tarihinde dava konusu olaya 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava tarihi itibariyle haksız fiil için öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İşbu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay 11 Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonunda "Mahkemece, yukarıda özetlendiği üzere, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de yolcu taşıma sözleşmelerinden meydana gelen zarardan doğan tazminat davalarında, Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, zamanaşımı süresi 818 sayılı BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıl olup, 14.02.2005 dava konusu olay tarihinden dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddinin hatalı olduğu" gerekçesiyle verilen hüküm bozulmuştur. Usul ve yasaya uygun görülen bo...