Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1953 yılında İstanbul'da kurulduğunu, 65 yıldır kırtasiye sektöründe faaliyet gösterdiğini, 1985 yılından beri, ... Ltd. Korea, 1988 yılından beri ve ... Ltd. ... firmasının Türkiye mümessilliğini yaptığını ... Ltd. firmasına ait, Türkiyede okullarda tercih edilen Monami markalı pastel boyaları, toz bırakmayan silgileri, mum boyaları, sulu boyaları, kuru boyaları, keçeli boyaları, parmak boyası, guaj boyası, akrilik boya, yağlı boya, oyun hamuru ve stick yapıştırıcıları, ... boyaları, sulu boyaları, guaj boya, akrilik boya, parmak boyası ve ... keçeli boya kalemleri ve kuru boyaları oluşturduğu geniş satış ağı ile Türkiyedeki tüketicilerine başarıyla ulaştırdığını, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ......
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1158 KARAR NO : 2019/236
DAVA : Konkordato Tasdiki DAVA TARİHİ : 06/12/2018 KARAR TARİHİ : 19/03/2019
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1953 yılında İstanbul'da kurulduğunu, 65 yıldır kırtasiye sektöründe faaliyet gösterdiğini, 1985 yılından beri, ... Ltd. Korea, 1988 yılından beri ve ... Ltd. ... firmasının Türkiye mümessilliğini yaptığını ... Ltd. firmasına ait, Türkiyede okullarda tercih edilen Monami markalı pastel boyaları, toz bırakmayan silgileri, mum boyaları, sulu boyaları, kuru boyaları, keçeli boyaları, parmak boyası, guaj boyası, akrilik boya, yağlı boya, oyun hamuru ve stick yapıştırıcıları, ... boyaları, sulu boyaları, guaj boya, akrilik boya, parmak boyası ve ... keçeli boya kalemleri ve kuru boyaları oluşturduğu geniş satış ağı ile Türkiyedeki tüketicilerine başarıyla ulaştırdığını, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ürünlerini bünyesinde bulundurduğunu, son yıllarda ülkede yaşanan olaylar, dışa bağımlı olan ekonominin olumsuz yönde etkilenmesine neden olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet kolu nedeniyle yurt dışından ithal etmiş olduğu ürünleri iç pazarda müşterilerine satışını gerçekleştirmekte olduğunu, son 5 yıl içerisinde döviz hareketlerinin sürekli olarak yukarıya doğru seyretmesi müvekkili şirketin ithal etmiş olduğu ürünleri iç pazarda TL olarak satması ve 9-10 ay vadeli olarak satmasının ekonomik sorunun temelini teşkil ettiğini, müvekkili firmanın son 5 yıl içerisinde çok hızlı satılmayan bir kısım ürünlerin ithalatını gerçekleştirdiğini, gerçekleştirmiş olduğu ithalatın bedelini döviz olarak yurtdışına gönderdiğini ancak bu bedelin bir kısmını öz sermayeden karşılasa da ağırlıklı olarak banka kredisi kullanmak zorunda kaldığını, akabinde söz konusu ithal ürünleri iç pazarda Türk Lirası olarak sattığını ancak sektörün yapısı itibariyle ancak 9-10 ay vadeli olarak satabildiğini, parasını tahsil ettiği dönemde ise nakit tahsil etmiş olduğu bedelin döviz kuru ya da banka faizi nedeniyle günden güne erdiğini, konkordato ön projesinde müvekkili şirketin vade konkordatosu ile borçlarının tamamını ödeyeceğinin öngörüldüğünü belirterek İİK. 287. maddesi uyarınca 3 aylık geçici mühlet verilmesini daha sonra 1 yıl kesin mühlet verilerek konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiş ve İİK.nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkil şirket aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, muhafaza altına alınmış menkul olması halinde iadesini, müvekkil şirket hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış v...