Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ltd.Şti. isimli şirkette muhasebeci olarak çalıştığını, şirket müdürü ... 'ın müvekkiline 05/03/2014 tarihinde ... Noterliğinin ... Yev. no.lu evrakı ile her türlü şirketi temsilen vekalet verdiğini, şirket ticari faaliyetlerini sürdürürken iş yeri sahibi ... den bir çek işlemi yaptığını, bu işlem sırasında müvekkili ...'tan vekaletine istinaden şirketi temsilen ... adına aval imzası istendiğini, müvekkilinin de vekalete istinaden şirket müdürünün adına aval olduğunu, ancak daha sonra çek ödenmeyince davalı şirketin ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, ancak bu icra takibinde müvekkili hakkında borçlu gibi işlem yapıldığını, müvekkilinin işyerinde sigortalı ve asgari ücretle çalışan bir eleman...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/917 Esas KARAR NO : 2018/1367 DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 08/09/2016 KARAR TARİHİ : 19/12/2018
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ltd.Şti. isimli şirkette muhasebeci olarak çalıştığını, şirket müdürü ... 'ın müvekkiline 05/03/2014 tarihinde ... Noterliğinin ... Yev. no.lu evrakı ile her türlü şirketi temsilen vekalet verdiğini, şirket ticari faaliyetlerini sürdürürken iş yeri sahibi ... den bir çek işlemi yaptığını, bu işlem sırasında müvekkili ...'tan vekaletine istinaden şirketi temsilen ... adına aval imzası istendiğini, müvekkilinin de vekalete istinaden şirket müdürünün adına aval olduğunu, ancak daha sonra çek ödenmeyince davalı şirketin ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, ancak bu icra takibinde müvekkili hakkında borçlu gibi işlem yapıldığını, müvekkilinin işyerinde sigortalı ve asgari ücretle çalışan bir eleman olduğunu, böyle büyük bir rakamda çeke aval olmasınon hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, belirterek, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin dava sonuna kadar durdurulmasına, yapılacak yargılama sonucunda müvekkilinin alacaklı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hukuken dinlenebilirliğinin bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu 372. Maddesi "Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrası hükmü saklıdır.(2) Şirket tarafından düzenlenecek belgelerde şirketin merkezi, sicile kayıtlı olduğu yer ve sicil numarası gösterilir." şeklinde düzenlendiğini, Limited şirketlerde şirket adına yapılan işlemlerde şirketin ünvanı ile yetkilisinin imzasının bulunmasının gerektiğini, çekteki ciroda limited şirket ünvanı üzerine isim yazarak imzalayan kimse temsile yetkili ise cironun şirket adına yapıldığının kabulünün gerektiğini, imza temsile yetkili kişiye ait değil ise imza şirketi bağlamayacağından imza atan kimsenin şahsen sorumlu olduğunu, terse çevrildiğinde tüzel kişilik adına ciro yapılmak isteniyorsa tüzel kişiliğin unvanının yazılmasının gerektiğini, tüzel kişiliğe ait ünvan yazılmamış ise cironun şahsi olarak atıldığı ve şahsen sorumluluğunun gerektireceğinin açık olduğunu, davaya konu kambiyo senedi incelendiğinde; çekin ön yüzü dava dışı ... ve davacı ... tarafından avalimdir ibaresi yazılmak sureti ile imzalandığını, davacının aval sıfatı ile atmış olduğu imzanın açığa atıldığını, şirketi temsilen atılmış olsa idi şirket kaşesi üzerine atılmasının gerektiğini, T.T.K.nun 701/3 maddesi gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayacağını, aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ...