Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 hisse sahibi ortağı olduğunu, davalı şirketin uzun zamandan beri faal olmadığını, şirket müdürü olan diğer davalıya ulaşılamadığını, tarafların şirketin feshi konusunda anlaşamadığını, taraflar arasında husumet bulunduğunu, şirketin amacının gerçekleştirilmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek davalı şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Dava, Limited şirketin feshi isteğine ilişkindir. Taraflar arasındaki davanın daha önce yapılan yargılaması sonucunda mahkememizin 09/12/2015 gün ve .... E-.... K. Sayılı kararı ile özetle:"Taraflar arasındaki davanın yargılaması sırasında 09/09/2015 tarihli oturumda bilirkişi incelemesine karar verilmiş ve davacı...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/616 KARAR NO : 2018/1126
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 06/02/2014 KARAR TARİHİ : 28/11/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 hisse sahibi ortağı olduğunu, davalı şirketin uzun zamandan beri faal olmadığını, şirket müdürü olan diğer davalıya ulaşılamadığını, tarafların şirketin feshi konusunda anlaşamadığını, taraflar arasında husumet bulunduğunu, şirketin amacının gerçekleştirilmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek davalı şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Dava, Limited şirketin feshi isteğine ilişkindir. Taraflar arasındaki davanın daha önce yapılan yargılaması sonucunda mahkememizin 09/12/2015 gün ve .... E-.... K. Sayılı kararı ile özetle:"Taraflar arasındaki davanın yargılaması sırasında 09/09/2015 tarihli oturumda bilirkişi incelemesine karar verilmiş ve davacı vekiline sonuçları da hatırlatılmak suretiyle bilirkişi delil giderini depo etmesi için kesin süre verilmesine rağmen kesin süreli ara karar gereği davacı vekilince yerine getirilmemiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alındığında bu maddeler gereğince bir değerlendirme yapılmasının ve şirketin mali yapısı ile ilgili bilirkişi raporu alması gerekmektedir. Mahkememizce de bu amaçla bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesine ve kesin süreli ihtara rağmen davacı tarafça bilirkişi delil gideri yatırılmamıştır. Bu durumda davacı taraf bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalıdır. Toplanan deliller de mahkememizce hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda davacı davasını ispat edememiştir. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın temyizi üzerine Yargıtay .... HD.sinin 15/01/2018 gün ve .... E -.... K sayılı kararı ile özetle:" Dava, haklı nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortak ve müdürüne de husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu durum karşısında, davalı ... (....) hakkındaki davanın husumet nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazı...