Doğan Altun / Türkiye – 7152/08 - 26.5.2015 tarihli Karar [II. Bölüm] Olaylar - İlgili zamanda, başvuran Ankara Büyükşehir Belediyesinde çalışmaktaydı ve bir sendika üyesiydi. 2006 yılının Kasım ayında, başvuran ve başka bir sendika üyesi çalıştığı birimin kantin kapısına bütçeye ilişkin referandum yapılması için oy sandıkları yerleştirmişlerdir. 2007 yılının Mayıs ayında, söz konusu birimin başkanının iznini almadan referandum düzenlediği için başvuran uyarı almıştır. Hukuksal Değerlendirme – Madde 11: İhtilaflı tedbirin başvuranın dernek kurma hakkına müdahale teşkil ettiği düşünülebilir. Başvurana verilen cezanın öngörülebilirliği, söz konusu cezanın hedefleri gibi sorgulanabilir. Ayrıca, ön izin alma zorunluluğunun olup olmadığı da kesin değildir. Ancak, Mahkeme, söz konusu soruları detaylarıyla inceleme ihtiyacı duymamaktadır. Disiplin işlemleri sırasında, başvuran,...
Doğan Altun / Türkiye – 7152/08 - 26.5.2015 tarihli Karar [II. Bölüm] Olaylar - İlgili zamanda, başvuran Ankara Büyükşehir Belediyesinde çalışmaktaydı ve bir sendika üyesiydi. 2006 yılının Kasım ayında, başvuran ve başka bir sendika üyesi çalıştığı birimin kantin kapısına bütçeye ilişkin referandum yapılması için oy sandıkları yerleştirmişlerdir. 2007 yılının Mayıs ayında, söz konusu birimin başkanının iznini almadan referandum düzenlediği için başvuran uyarı almıştır. Hukuksal Değerlendirme – Madde 11: İhtilaflı tedbirin başvuranın dernek kurma hakkına müdahale teşkil ettiği düşünülebilir. Başvurana verilen cezanın öngörülebilirliği, söz konusu cezanın hedefleri gibi sorgulanabilir. Ayrıca, ön izin alma zorunluluğunun olup olmadığı da kesin değildir. Ancak, Mahkeme, söz konusu soruları detaylarıyla inceleme ihtiyacı duymamaktadır. Disiplin işlemleri sırasında, başvuran, sendikanın bir bölümünün sekreteri olarak referandum düzenlediğine işaret etmiştir. Ayrıca, söz konusu uyarının yapılmasına ilişkin esas karara göre, birim çalışanlarının işleri aksamamıştır. Ayrıca, başvuran, işvereninden izinsiz öğle yemeği arasında referandum düzenlediği için yaptırıma uğramıştır. Öte yandan, mevzuata göre, işverenlerinden izin almasalar bile çalışma saatleri dışında devlet memurlarına sendika gösterilerinde yer aldıkları gerekçesiyle hiçbir yaptırım uygulanmaz. Bu nedenle, Mahkeme, başvuranın referandum düzenleme hakkını göz önüne almayan disiplin kurulu tarafından cezalandırıldığı görüşündedir. Son olarak, uygulanan yaptırım ne kadar küçük olursa olsun, başvuranı ve diğer sendika üyelerini faaliyetlerini özgürce gerçekleştirmekten alıkoymaktan sorumludur. Sonuç olarak, söz konusu uyarının ağır basan sosyal bir ihtiyaca karşılık geldiği gösterilmemiştir. Bu nedenle, başvuranın dernek kurma özgürlüğüne müdahale edilmesi ve izlenilen hedef (meşruluğu kabul edilen) arasında makul bir orantılılık ilişkisi olduğuna veya söz konusu müdahalenin “demokratik bir toplumda gerekli” olduğuna hükmedilmemiştir. Sonuç: ihlal (oybirliğiyle) Mahkeme, ayrıca, etkili bir iç hukuk yolunun olmadığı konusuna ilişkin olarak Sözleşme’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Madde 41: Manevi tazminat olarak 1.500 avro ödenmesine karar verilmiştir. (Bkz., ayrıca, “Grev hakkı ve barışçıl toplantı yapma hakkı” bağlamında Sendikal Haklar başlıklı Tematik Bilgi Notu)